Türk Ocaklarının yönelimi ve gelişen koşullar Türk Ocaklarının faşist örgütlenmelere dönüştüğü tartışmasını beraberinde getirir. Türk Ocakları için model İtalyan faşistleridir. Faşist Mussolini, Türk Ocakları için bir halk kahramanıdır 1929 dünya ekonomik krizinin Türkiye yansımaları Türk Ocakları içindeki tartışmaları ve farklı arayışları hızlandırır, sonrasında Türk Ocakları 1931'de kapatılır ve CHP'ye katılır. Ancak bu kez de bu rol doğrudan devlet eliyle yapılmaya başlanır. Türk Tarih Tezi yazılır ve geçmişte es geçilen Türkler yeni dönemde bütün açıklamaların ana merkezine oturtulur. Neredeyse her şeyin kökeni Türktür! Etiler Türktür. Apollon, Alp Oğlan anlamındadır. Yazıyı Sümer Türkleri bulmuştur. Alaettin Cemil 19 Haziran 1930'da Cumhuriyet gazetesinde bütün bu tezleri özetler: "Bütün dillerin ve medeniyetlerin anasının Türk olduğu anlaşılmıştır. Bunu Avrupalı bilim adamları söylüyor." der.
Seni görünce dünyayı dolaşıyor insan sanki
Hani Etiler'den Hisar'a insek bile
Bir küçük yaşındasın, boyanmış taranmışsın
Çok yaşında her zamanki çocuksun gene
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç
“ABD askerleri 20 Mart 2003'te tıpkı bir haçlı ordusu gibi Irak’ı işgal etiler. Bombaladılar, yaktılar, yıktılar, yağmaladılar. Camileri postallarıyla kirlettiler, Irak’ın farklı şehirlerinde kurdukları cezaevlerinde insanlara acımasızca işkenceler yaptılar. Kadınlar dul, çocuklar kullanılan kimyasal silahlar nedeniyle sakat kaldı. Ve 8 sene sonra Irak'tan çekilirken de arkalarında yüz binlerce ölü, ırk ve mezheplere bölünmüş bir ülke bıraktılar.
ABD işgalinin Irak'a getirdiği demokrasi ve özgürlüğü en net özetleyen görüntüler ise Ebu Garip Cezaevi'nden dünyaya yansıyan görüntülerdi. ..Ebu Garip'den dünyaya yansıyan bir fotoğraf ise ABD askerlerinin Irak halkına yönelik işlediği suçların, yaptığı işkencelerin sembolü haline geldi. Bu fotoğraf, kolları iki yana açılmış bir şekilde vücuduna elektrik verilen siyah pelerinli adamın fotoğrafıydı. Fotoğrafın basına yansımasından uzun bir süre sonra siyah pelerinli adamın kimliği de öğrenildi. Dünyanın konuştuğu bu adam, tutuklanana kadar geçimini sağlamak için hurma yetiştiren sıradan bir Iraklı, Bağdatlı Hacı Ali Kaysi'ydi. Bir programa katılmak için geldiği İstanbul'da Hacı Ali Kaysi’den Ebu Garip Cezaevi'nde geçirdiği günleri dinlerken ABD askerlerinin söz konusu olanlar mazlumlar, Müslümanlar olduklarında nasıl bir ruh haline büründüklerini bir kez daha anlamış oldum.”
Sayfa 14 - ABD’nin Irak İşgali (2003) Röportaj Tarihi: Mart 2006.