Willem şurada, konuşmayıp sadece dinleyerek sonsuza kadar hapsolmuş durumda. Kendisi ise burada, hayatın içinde, o da hapis. Tablosunda yapayalnız duran, boş müzede gecelerce onun bir hikaye anlatmasını bekleyen Willem'i düşünüyor.
"Mutlu musun?" diye sordu bir kere Jude'a.
"Mutluluk bana göre değil galiba." dedi Jude nihayet, sanki Willem canının çekmediği bir yemek teklif etmiş gibi. "Ama tam sana göre Willem."