Nazım Hikmet’ten Sabahattin Ali’ye :
“...Romanını nasıl sabırsızlıkla ve güvençle beklediğimi tasavvur edemezsin. Hikaye ve romanda bugün sen varsın, senden sonra Kemal Tahir, sonra Orhan Kemal, sonra Suat Derviş var. Velhasıl büyük Türk hikaye ve romanın tek bayraktarı bilfiil sensin. Edebiyatımızın bugünkü şartları seni öyle bir yere getirmiştir ki rehberlik etmeye ve bunun mesuliyetini yüklenmeye mecbursun. Verimlisin, bu sana rehberliğinde en büyük yardımcıdır...”
Nâzım, erken yaşta failleri hala meçhul bir suikaste kurban giden Sabahattin Ali’ye olan güvenini ve nazarındaki yerini mektubundaki bu sözlerle ifade etmiş, Bursa Cezaevi’nden 1943’te yolladığı bu mektupta.