Işıklarım vardı benim, çiçek açardım. Sonra bir şey oldu. Işıklar söndü, çiçekler soldu, her şey griye döndü. Yaşamak, içimde taşıdığım bir ağırlık gibi hissettirmeye başladı.
Dün gece tam olarak delirdiğimi düşündüm artık :)
Yataktayım gece 2-2.30 civarı bir ağlama krizi tuttu.(arada hep yaşarım alışmıştım) ama bu çok farklıydı. Ağlıyorum sessiz bir şekilde bağırmak istiyorum baba anne diye fakat sesim çıkmıyor. Bir süre öylece ağladım. Ağlamam baskılansın diye eğlenceli şarkılar açtım fakat işe yaramıyor ağlamam kesilmiyor. En son şarkıyı da kapattım oturdum yatakta karşımda kitaplığım vardı onu izledim sadece sonra bi anda kalktım yataktan durdum kendime baktım aynadan cidden neden böyle olduğumu bir daha bir daha sorguladım. Bir birikmişlik var içimde yaptığım yapamadığım her şey için, hayatıma aldığım ama almaman gereken herkes için kendimi suçladığımı fark ettim. Galiba kendi kendimi ben mahvettim.
Ama yine de sevdiğim bir söz vardır viva la vida! (yaşasın hayat!)