“-Senin gibiyim, ey Gece, karanlık ve çırılçıplağım; yürüyorum gündüz düşlerimin üstünde yanan patikada, ne zaman ayağım yere değse bir çınar yükselir. -Hayır, sen benim gibi değilsin, Meczup, hâlâ
Allah (ﷻ) Şöyle Buyurdu:
Ey iman edenler! Kendilerine Allah’ın gazap ettiği, kabirlerdeki (mekkeli) kâfirlerin ümit kestikleri gibi tamamen ahiretten (cennetin nimetlerinden) ümitlerini kesmiş bir toplumu (Yahudileri, yardım ve nusrette) dost edinmeyin. (İbn Abbas – Mümtehine 1, 13. Ayet)
Ahlakı kötü olan kimse ile arkadaş olma. Çünkü o kızdığı ve nefsin isteklerine uyduğu zaman kendisine hakim olamaz. Alkarna el-Utaridi (r.a) vefatı anında, güzel ahlakı oğluna şu sözlerle özetlemiştir: Ey oğulcuğum! Eğer bir kimse ile arkadaş olmak istiyorsan ; İyi li klerine karşılık seni koruyup kollayan , Sohbeti ile sana faydalı olan , Seni hiç kimseye muhtaç bırakmayıp ihtiyaçlarını gideren , Elini bir hayır işe uzattığın zaman sana yardımcı olan , Senden gördüğü iyilikleri teker teker sayıp kötülüklerini g izleyen, Sözlerine itiraz etmeyen, Bir iş yapmaya kalkıştığın zaman sana yardımcı olan , Bir konuda anlaşmazsızl ığa d üştüğünüz zaman seni nefsine tercih eden kimseyle arkadaş ol. Hz. Ali (r.a) bir şiirinde şöyle demiştir: Gerçek dost, hep yanında olan, senin için canını tehlikeye atandır, Bir sıkıntı anında, seni düzlüğe çıkarandır.