Tanrı'nın elinde bir toz tanesi olarak yaratılan Orim ve Agles..
Orim; beyaz çiçeklerle kaplı mis kokulu küçük bir gezegen ve bu güzelliği var eden o ilk çiçeğin adı 'Eris'.. Zaman geçtikçe Eris solmaya başlar ve kökleri Orim'in kalbinin derinliklerine işlediği için Eris'in çürüyüşü, Orim'in yapısını sarsar. Bu yüzden Orim çözümler aramaya başlar.
Agles; kırmızı ışıltılı Orim'den daha yaşlı ve tecrübeli, üzerinde insanların olduğu gezengendir. Orime bir çözümle gelir. Birleşmeleri gerekiyordur..
Ama bu birleşme hem sonları hem de başlangıçları olacaktır.
"Agles:
-Biz birleştiğimizde, senin Erislerine tapan, benim insanlarıma umut bağlayan yeni bir form doğacak. Ama bu yeni form büyük kıyamet alametleriyle savaşmak zorunda kalacak. Çünkü alametler, birleşmemizle başlayacak.. "
İşte ONESS gezegeni böyle oluştu. Üzerinde insanlar yaşıyor ama Neftler, Atlılar,Askinler gibi farklı tür şeklinde yaşamlarını sürdürüyorlar.
Luis.. geçmişi bir karmaşa olan baş kahramanımız. Onessin aydınlığı ve karanlığı arasında sıkışıp kalmış neye hizmet ettiğini bilmeyen bir ruhtur. Lion ilk görüşte Luis'ten çok farklı bir enerji alıyor sanki onu daha önceden taniyormus gibi ve ikisi de birbirinden çok etkileniyor. Luis onu tersliyor ve bir daha karşılaşmıyolar. Ta ki Luis gözlemci olarak, Lion'un anlattığı dersine girene kadar..
Lion'un uzun mücadeleleri sonucundan güzel bir iliskileri oluyor..
Ama bir gün tüm gerçekler ortaya çıkana kadar..
Aşkın kaderle , güvenin ise sırlarla sınandığı bir dünyanın hikayesini anlatıyor.
Sonu ters köşe kitaplara bayılıyorum ama bu ters köşe beni gerçekten mahvetti.. Kitabı kapattığımda 'Luis gerçekten böyle olmak zorunda mıydı?' derken buldum kendimi
Ama kitabın devamı gelecekmiş.İnsallah Lion güzel bir intikam alır da biraz kalbim soğur
Fantastik,aşk
OnessYıldız Ergen · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20259 okunma
#okudumbitti
Sindirmesi zor bir kitap okudum arkadaşlar.. İnce bir kitap ama ana fikri o kadar etkileyiciydi ki size anlatamam.
Bir gün karşınıza Bereket Tanrısı çıksa, kendi iç dünyanızda olduğunuzu ve burada bulduğunuz sadece bir nesne ile normal hayata dönebileceğinizi söylese -birbirinden değerli nesneler- ihtiyacınız olanı mı alırdınız daha fazlasını mı isterdiniz?
Amman ; Pakistan'da yaşayan, fakir bir ailede büyümüş, hasta annesi için gercek anlamda gecesini gündüzüne katıp çalışan aynı zamanda babasından nefret eden ve çevresindeki herkes tarafından çok sevilen birisi. Amman Pakistan gibi bir yerde yetişmesine rağmen asla kendini oraya ait hissetmiyor. Kız çocuklarının değersizligi, dinin arkasına sığınıp yapılan bir sürü kötülükler Ammani her zaman çok rahatsız ediyor. Parasızlık yüzünden çok başarı olduğu halde okula gidememiş olması, çalışıp para kazanması gerekmesi onu hep yaralıyor.
En yakın arkadaşı ve aynı zaman da kan kardeşi Ali'yi hiç beklemediği bir anda kaybediyor. Daha aşkı tatmamis Amman ilk görüşte aşık olduğu Tina'yı başka biriyle evlendirmek için Hindistan'a götüreceklerini öğreniyor. Hasta annesinin tedavisi için 100-120 bin dolara ihtiyaclarinin olduğunu, parayı getirmezse annesinin 1-2 ay ömrü kaldığını öğreniyor. Eğer annesini de kaybederse yanında kimsesi kalmayacak yapayalnız kalacak Ali..
Hayatın böyle acımasız olduğu bir anda karşısına Bereket Tanrısı çıkıyor ve yukarıda anlattığım dialog gerçekleşiyor. Bereket Tanrısı sadece bir nesne alma hakkı olduğunu söylüyor.
Sizce Amman ne yapmıştır?
Bu sorunun cevabı benim kalbimi sızlattı ve uzun uzun duvara bakmama sebep oldu malesef
Yazarımız o kadar güzel anlatmışki hikayeleri, kitap su gibi hep merak içine alıp gidiyor. Dili çok güzel sıkmayan insanın okudukça okuyasi gelen bir
DoyumsuzlukCevdet Güner · Kaktüs Sanat Yayınları · 202552 okunma
Çok heyecanlı bir kitaptı Hayallerindeki eve taşınan üç çocuklu bir ailenin yatak odasında gizli küçük bir oda bulmasıyla başlıyor her şey. Bakalım o odanın sırrı nedir?
Rüya EvT. M. Logan · The Kitap Yayınları · 2025164 okunma