Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
sizi bir yerden biliyor gibiyim, aynı şehirde mi gülmüştük.
....
sesimizi bir yerden işitmiş gibiyim, aynı gün mü çıkmıştık
şehirden.
ne vardı çantamızda! derin bir nefese gömdüğümüz aitlik,
yüzümüzü kaptırdığımız hata, zamanın siyaha kesildiği
salıncaktan
birkaç kırgın temas.
....
yüzünüz çok tanıdık bir yüz, aynı günlerde mi uğramıştık
yenilgiye.
....
şüphe sırtlarında mı geziniyordu zaman.
olan oldu kahvesi mi içilyordu saraylarda.
Bazı sokaklar eylülü uzatırdı geceyi ve yatağı
dönsünler diye tanrıya uyup cepheye gidenler
siz hiç dönmediniz, yazık! kan ve çamur içinde
süründü sesiniz, adınız okundu geniş çukurlarla
-rahat mısınız?
....
işim var deyip uzaklaşmış tanrı, öyle bir yaz
bazı mevsimler sesi uzatırdı, küveti ve mutfağı
duyulsun diye dinin mor mozaiklerine sıkışmış arzular
siz hiç olmadınız oralı, yazık! ikiye ayrıldığını hayatın
çocukluk ve aşk, bir denize inandığımız kadar inanmadınız
-cennette misiniz?
gidilecek kadar uzun ve geniş değilmiş
dünya öte şehirler, şarkılar, denize indirdiğim kayıklar
yeni bir evde yine sıkılmaktan başka bir şey
değilmiş göç
bir daha asla
inanmam
....
Kavmimle bir tutulmaktan yoruldu göğsüm
ben tuttum, ben yoruldum
ölmek istemediğim doğduğum yerde, ayıptır dedim
aynı kişilerin görmesi büyüdüğünü
....
her şey o tüccarlarla başladı
eski bir kitaptı, al, dedi okursun
okudum!
her rüyam uzaklardı artık
bir daha asla