Ahmet Altan’ın kadın karakterleri, insan ruhunun çelişkilerini bütün çıplaklığıyla taşır. Onlar ne tam olarak vazgeçer; ne "kal" diyebilir ne de gidişi kabullenebilir. Çünkü Altan’ın dünyasında çelişki bir zayıflık değil duygunun kendisidir. Sevgi büyüdükçe korkuyu, yakınlık isteği özgürlük arzusunu, teslimiyet gururu çağırır. İnsan ruhu tek bir duyguda sabit duramaz; karar dediğimiz şey bile, içimizdeki çatışmanın kısa bir anlığına bir yönde ağırlaşmasından ibarettir. Altan’ın kadınları bize şunu hatırlatır: Çelişki, ruhun dağınıklığı değil; insan olmanın ritmidir.