İnsanların çoğunluğu kendilerine sunulmuş anlama kalıplarını ve toplum tarafından geçerli sayılmış eyleyiş biçimlerini eleştirmeksizin benimserler. Bu kalıp ve biçimleri eleştirmeye güçlerinin yetmeyeceğini düşünürler. Böyle insanlar bilinçli bir savaş yürütemezler.
İnsanlığın ancak isyan içinde değerli olduğunu kabul eden ideoloji, İslâm’ın tekliflerini birer tehdit olarak algılıyor. İnsanlık hayra davet edildiği zaman, şeytanlar da, şeytanî duygular da kendilerini tehdit altında hissediyorlar.
Eğer Kur’an ayetlerini, istediğimizi söyletteceğimiz, arzu ettiğimiz anlamı yükleyebileceğimiz bir “metin”e indirgersek, ortaya Kur’an ayetlerinden hareketle oluşturulmuş bir din çıkar. Ama bu, İslam olarak isimlendirilemez.