İstedim ki, ağırıp dökülmüş saçlarım, pörsümüş tenim, dökülmüş dişlerim, feri sönmüş gözlerim, takati gitmiş ellerim, dermansız dizlerim ile adım adım ölüme gitmeyeyim. Ama ne çare!
Bir kısır döngü içinde dolanıp duruyorum. Dolanıp duruyorum çünkü; çünkü isteklerim sona ermiyor. İhtiyaçlarıma son veremiyorum. Lezzetin devamını getiremiyorum.
Çevremize, Allah'ın bize bağışladığı şeylere bakın bir. Gökyüzü pırıl pırıl hava mis gibi, otlar körpecik, kuşlar cıvıldaşıyor, tabiat huzur içinde mutlu. Oysa bizler, yalnız biz Allah'ı tanımaz budala insanlar dünyayı cennet olduğunu anlamaya yanaşmıyoruz.
-Fyodor Dostoyeviski