Kusurlu insanlarız hepimiz. Bu yüzden her birimiz biriciğiz. Her şey olmamıza, her şeyi yapmamıza ve her şeyi bilmemize imkan yok. Yetenek ve hünerlerimiz kadar, kusur ve incinebilirliğimiz de bizi tanımlıyor. Japonya’da Wafi Sabi felsefesi için kusurluluğun güzelliği adeta kutsanır. Kırılmış bir vazonun çatlakları altın ile doldurulur.
İnsan, özne olduğu duygusuna ancak zamanın içinde yaşayarak, geçmişten bugüne hareket ederek ulaşır. Sürekliliğin, ‘’yekpare, geniş bir anın parçalanmaz akışı’’nın bir parçası olmakla varlığımızı hissederiz.