Ne var ki bu özgürlük bir düşünün farkına varmamızı sağlar: çürümüş, kirlenmiş, yabancılaştıran, içler acısı bir medeniyeti reddetmenin ifadesi olarak yürümek.
İkinci özgürlük daha saldırgan, daha az iyidir. Erteleme yürüyüşleri gündelik yaşantılarımızda sadece geçici bir “kesinti” ye izin verir: adam birkaç günlüğüne kaçmak, ıssız yolları adımlayarak kısa süreliğine sistemin dışına çıkmayı tecrübe etmek. Gel gelelim bağlarını bütünüyle koparmaya da karar verebilir insan.
Bu erteleme özgürlüğünün sevinciyle yola çıkmaktan dolayı mutlusunuzdur, diğer taraftan geri dönmekte mutlu eder sizi. Parantez içine alınmış bir mutluluktur bu, 1.02 günlük kaçamak yapma özgürlüğüdür. Geri döndüğünüzde hemen her şey bıraktığınız gibidir. Eski alışkanlıklar kaldıkları yerden devam eder: kız, kendini ve başkalarını ihmal etme, telaş ve yorgunluk. Sadeliğin büyüsü bir yürüyüş sürmüştür: “temiz hava nasıldı iyi gelmiş “. Gece özgürlük, ardından kürkçü dükkanına geri dönüş.
Çünkü şehirli insan, alışveriş zincirinden kopmak, enformasyonu, imajları ve ürünleri yeniden dağıtan ağın parçası olmamak ve tüm bunların onlara içtiğiniz gerçeklik ve önem kadar gerçek veya önemli olduklarını fark etmek gibi, yürüyenin özgürlük kabul ettiği şeyleri yoksunluk olarak değerlendirmeye meyillidir.