Fakat diğerleri öyle değil, canımın içi. Diğerleri kibirli; yatakta, sofrada, yürüyüşte, güçlülere yaltaklanırken ya da kafede tok bir sesle garsonu çağırırken, hepsi o kadar kibirli ki, kibir artık bana insanlığın devasız hastalığı gibi geliyor.
Ben, azizim, bir mucize umuyordum. Nasıl bir mucize mi? Aslında sadece, aşkın o sonsuz, insanüstü, gizemli gücüyle yalnızlığı ortadan kaldırmasını, iki insan arasındaki mesafeyi kısaltmasını ve toplumun, adın, servetin, geçmişin ve anıların aramıza ördüğü yapay duvarları yıkmasını
.