Şimdi yoldaydı. Evine doğru gidiyordu. İçinde garip bir şey vardı. Bu belki de sevilmediğini bilmekten doğan bir elem, belki de sevildiğini bilmekten doğan bir hainlikti.
Dışarıda kar yağıyor. Odamız sıcak. Her taraf karmakarışık. Masanın üstünde mandalina kabukları var. O resimli mecmuaya dalmış, ben onun yüzüne dalmışım.