Gizli bilimciler, çok eskilerden beri geçmişin üzerinin açılması ve geleceğin tahmin edilmesiyle ilgili açıklamalar yapmışlardır. Bugün artık modern bilimcilerin de bildikleri gibi eski gizli bilimciler, enerjinin yok olup gitmediğine inanırlardı. O sonsuza kadar kalıcıdır ve duru-görü yeteneğine sahip kimseler tarafından algılanabilir.
Bizi çevreleyen her şeyden ayrı olduğumuza,
başımıza gelenler karşısında güçsüz olduğumuza,
kurban konumunda olduğumuza,
her şeyin tesadüf olduğuna,
hayatın karmakarışık ve kaotik olaylardan oluştuğuna,
dünyada haksızlığın hüküm sürdüğüne,
hastalıklar konusunda hiçbir etkiye sahip olmadığımıza,
hayatta hiçbir şeye hakkımızın olmadığına,
talihe ve talihsizliğin körlemesine gerçekleştiğine,
vücudumuzun bizden bağımsız olduğuna,
kendi yaratıcılığımızın üstünde hiçbir etkimizin bulunmadığına ne kadar inanırsak
o kadar endişelerle dolu bir hayat yaratmış oluruz.
"Ulusun kaderini böyle bir hükümete bırakmak, yıkılmaya mahkûm olmaktır."
...
"Bağımsızlığımızı kazanıncaya kadar bütün ulusla birlikte, özveriyle çalışacağıma kutsal saydığım şeyler adına yemin ettim. Artık benim için Anadolu'dan hiçbir yere gitmemek kararı kesindir."
Oysa, Türk'ün onuru, gururu ve yeteneği çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir ulus tutsak yaşamaktansa yok olsun daha iyidir!..
O halde, ya bağımsızlık ya ölüm!