Oysa bilinmelidir ki insanlara dayatılan kişilik özelliklerinin pek çoğu İslam’da yoktur. Daha doğrusu İslam, bugünkü kadar dar, kısır ve tek tip bir insan modeli değildir. 
İsrail oğulları ise -pek azı müstesna olmak üzere- üstün değerleri önemsemeyip basit istekler için sürekli yakınan, ellerindeki nimeti yeterli görmeyen, en ufak bir zorlukta hemen geri duran, inançlarında sebat göstermeyen, döküldükleri kabin şeklini alan bir yapıya sahiptiler.
Kur’an’ın Hazreti İbrahim ile ortaya koyduğu insan modeli; dönüştürmek için bütün yolları deneyen, başaramadığında ise ne dönüşen olma rahatlığını seçen ne de kurban rolüne sığınan; aksine, her koşulda sağlam bir karakter sergileyen örnek insandır.
… Haksız ve zalim olanın kendine kibir derecesinde güvenmesinin yanıltıcılığı kadar, haklı ve dürüst olanın zalimlerin göz korkutan dehşeti karşısında ürkeklik yaşaması da düşündürücüdür.  Korkunun insana ait oluşu ile saygısız gözü peklik arasındaki şeytani benzerlik, başka hangi sahnede bu kadar yanyana görülebilir?