Lina Halimova, Medine Müdafaası ve Fahreddin Paşa'yı inceledi.
Dün 11:52 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Kitap Dünya Harbinde,Fahreddin Paşanın İngilizlerle anlaşarak (burayı arap sevdalıları on kez okusun )Osmanlı devletine karşı harekete geçen Arapların isyanını son damla kana ,son mermiye ,son hurma çekirdeğine dek nasıl müdafaa ettiğini anlatıyor.Kitapta ermeni TEHCİRi (büyük harflerle yazdım ki anlaşılsın) olaylarında gösterdiği başarılara da yer verilmiştir.Her ne kadar bugünlerde sebepsiz yere ermeniler sebepsiz yere öldürüldü diye MASAL’lar anlatılsa da, tarih yapanın Ve ya gerçeğin değil.Yazanın ,hatırlayanın ,anlatılanın, yansımanın ,canlı tutanın Ve sahip çıkanın ettiği tarzda şekillenir .Bu hep böyle idi ve böylede devam eder...Fahreddin Paşa her düşmandan daha zalim olan açlığa karşı iki buçuk sene müdafaa Ve muhafaza etmiş. Türklerin Çanakkale de gösterdikleri kahramanlığı, Fahreddin Paşa da Hicaz da kutsal topraklarda göstermiştir . Bir sürü emirler ve arkadaşlarının cebri müdahalesi ile ancak esareti kabul etmiştir ve şehri boşaltmıştır.Fahreddin Paşanın
“Kalk! Kalk Ya Muhammed...Allah’ın Resulü kalk! Ve sana inanan,senin İçin burada çarpışanlara görün !... Tanrının yardımını bize ulaştır!...” sözleri beni çok etkiledi .Bir Türk Askerinin sözünden geri dönmeyeceğinin ve vatanı ,milleti ,Peygamberi İçin nelere katlanabileceğinin örneklerinden biridir Fahreddin Paşa bana göre.Tarih gösteriyor ki ;
BÜTÜN ARAP ÜLKELERİNE BİR ATATÜRK VE BİR FAHRETTİN PAŞA LAZIMMIŞ

Şehnaz D, Medine Müdafaası'ı inceledi.
08 May 20:40 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Açlık ve çaresizlikten karınca yuvasını kazıp içinden çıkan 2 buğday tanesine muhtaç olmak, susuz kalıp börtü böceğin konduğu çamurlu pis sulardan içmek, yiyecek ekmek bulamayıp hurma çekirdeklerinden öğütülen unla yapılan ekmekle idare etmek, tamamen gıdasız kalıp sürekli çekirge yemek, çöl sıcağında kızgın kumlarda pelteleşmek.Ve çöl kaplanı Fahreddin Paşa. Medineyi düşmana vermemek için çırpınan asla teslim olmayı kabul etmeyen , inatçı, imanlı, inançlı, peygambere sevdalı fedakar osmanlı paşası.Son mermiye, son askere, son damla kana, son hurmaya dek savaşmaya söz vermiş türk askerinin eşsiz fedakarlığı. İngilizin türlü oyunları yüzünden Medine'ye hapsolmuş bir türk ordusu. İhanetler, firarlar...
Fahreddin Paşa ile ilgili kitapları araştırırken keşfettim İsmail Bilgin'in bu romanını. O savaşa sizide sürekleyen akıcı bir anlatımı var. Diğer kitaplarını en kısa zamanda okumayı istiyorum.Okurken gözyaşlarımı tutamadığım, ecdada layık olamayışımızla hayıflandığım bu fedakar komutan ve askerlerin hikayesini herkes okuyup ibret ve örnek almalı.

Muhammed Şener, Fahreddin Paşa'nın Medine Müdafaası'ı inceledi.
01 May 01:16 · Kitabı okudu · 32 günde · Beğendi · 8/10 puan

Mekanı Cennet olsun yüce paşanın! Ha Pelevne kahramanı Ha çöl kaplanı, ne fark eder. Yüce Türk milletinin kahramanlıklarını bir kez daha gözler önüne sermiş bir askerin, Peygamber diyarını savunuşunun ibretlik anıları bu kitaptadır. O güne ışık tutan belge, fotoğraf ve Feridun Kandemir'in notları bize yaşanan mudafaanın nasıl olduğunu anlatan değerli bir yapıt.

Yüksel Darğın, Fahreddin Paşa'nın Medine Müdafaası'ı inceledi.
28 Nis 23:59 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ben yılardır bu kitabı görüpte bir türlü okumayadigima okuduktan sonra çok üzüldün. Hicaz bölgesinden cekildigimizde çektiğimiz çileleri o günü yaşayan feridun kandemirin bizzat kaleminden okuduğum zaman tüylerim diken diken oldu. Hele mehmed akifin çanakkale şehitlerine ve o günkü halimize olan üzüntülerini de bu kitapta canlı canlı okuduktan sonra bittim kahroldum. Bu kitap herkesin okuyup okumasını şidedtle tavsiye ediyorum

Burak Öztürk, bir alıntı ekledi.
21 Mar 20:36 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Vatan nedir?
Gurbette bıraktıklarımızla ortak görülen bir Hüdavendigar rüyasıdır Kosova'da. Sivastopol'da atılan son balyemezin gümbürtüsü; Kafkaslar'da Şeyh Şamil'in son nefesidir yankılanan. Medine'de Fahreddin Paşa'nın son duası; Cezayir sahillerine vuran son dalganın köpüğü. Mütareke'de son kurşun, Şırnak'tan gelen son mektup. Kore'de bir şehadet şerbeti, Bağdat'ta bir yalel, Yemen'de bir yanık türküdür "vatan".

Dört Güzeller - Toprak, Su, Hava, Ateş, İskender Pala (Sayfa 65 - Kapı Yayınları)Dört Güzeller - Toprak, Su, Hava, Ateş, İskender Pala (Sayfa 65 - Kapı Yayınları)
Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
 28 Şub 01:41 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

... Beylerbeyi Sarayı'na Dâhiliye Nâzırı Talat Paşa, Baş Mâbeynci Tevfik Bey, Dârüssaâde Ağası Fahreddin Ağa ve Divân-ı Hümâyûn teşrifat memurlarından Ercümend Ekrem Bey'i gönderdiler. Bu gidiş hâtırasını Ercüment Ekrem Bey şöyle anlatıyor:

"Bize taraf-ı şâhâneden verilen bir emirle, bir vazîfeye gitmemiz husûsunda bir emir geldi. Fakat vazifenin ne olduğu söylenmemişti. Yukarıda isimleri zikredilen erkânla Beylerbeyi Sarayı'na gittik. Bizi bekliyorlardı. Sultan Abdülhamîd Han'ın muhâfızlarından Miralay Râsim Bey tarafından karşılandık ve doğru içeriye alındık. Talat Bey, Râsim Bey'e sordu:

"Haberleri var, değil mi?"

"Evet, beyefendi! Yukarı buyurun, ben geldiğinizi arzedeyim", dedi.

Sultan İkinci Abdülhamid Han Hakkında Meşhurların İtirafları, Kolektif (Sayfa 59)Sultan İkinci Abdülhamid Han Hakkında Meşhurların İtirafları, Kolektif (Sayfa 59)
silaes, Fahreddin Paşa'nın Medine Müdafaası'ı inceledi.
27 Şub 22:32 · Kitabı okudu · 5 günde · 8/10 puan

Bu kitap benim ortadogu tarihine giriş dersimim ders kitabıydi. Malum Türklerden bağımsız Ortadoğu tarihi yazılamıyo çünkü. =/ (bana kalsa atlantikte ada ülkesi olaydik kafa rahatti.) Iste o zaman ben bu kitabi aldım ve okumadım. Çünkü, okumam gereken hiçbir şeyi okumam gerektiği zaman okumam... Bu asilik lanet olsun ki huy bende...
Velhasil elf gözlerim pek bir ağlamaklı... Yazıları bana göre çok küçük ve uzun süre okuma yaptığimda gözlerim buğulandı. Bu yüzden de kitaptan kopmalar yaşadım.

Aslında konuya şöyle bir giriş yapacağim. Kapısına sözleşmeyle bir güvenlikçi koyduğunuz sitedeki dairenizde gaspa uğrarsanız ve tüm birikiminiz çalınsa bu güvenlik elemanini üzer miydi? Burada iki seçenek karşımıza çıkıyor. Yönetimi ve yöneticisi belli olan ve yönetmeliğin uygulandıği bir sitede ki bu sitede huzur ve sukunet de varsa bu güvenlik görevlisi işten kovulur ve işini kaybettiği için kendi menfaati gereği üzülür. Yok yöneticinin aidatlari tirtikladiği başibozukluğun yürüdüğü ve yan komsunuzla her gece müziğin sesinden dolayi kavga ettiğiniz bir sitede oturuyorsaniz ve alt komsunuz eve giren hırsiza çıkış yolunu gösteriyorsa siz de bu evinizi değerinin çok altinda bir fiyata ( belki de alt komsunuza) satip tasi tarağı toplayarak baba evinize dönmek zorunda kalacaksınız. O yüzden sizin evinizi sizden daha iyi kimse koruyamayacakken, lanet olasi Almanların komutasindaki kanal ve hicaz cephesinden başarı beklemek kusura bakmayin zir delilik olur. Zaten ana kademenin Alman olduğu yerlerin patir patir dökülürken Türk olan yerler direnebildiği kadar direnniştir. Düşünsenize esir olan alman komutana misira suruluceksiniz dediklerinde şeker orada ucuz mu diye soruyor ucuz dediklerinde tamam o zaman giderim diyor.

Burada arap ihaneti- hiyaneti hakkinda pek bir seye girmek istemiyorum. Ama Türkler çekildikten iki ay sonra neden Türklerden doktor ve mühendis bla bla dileniyosun ki...
İste ne olduysa oldu biz din kardeyiz, mehmet akif bizim de sairimiz falan. Valla sinirlendim bi sey demiycem. İhanet ettikten sonra bile menfaatleri için kene gibi yapismislar hala da bi ensemizden inmediler. Kendi derdimiz yetmiyo bide onlarin derdi. Ya öf neyse. Abdullah bin zayed diyo ya fahreddin paşa kutsal emanetleri çaldi hirsiz filan diye işte o emanetlerin tam listesi bu kitapta var. Hani tarih dersinden hatirlarsiniz yavuz halifelikle birlikte kutsal emanetleri de istanbula getirdi diye. Hah iste aslinsa bin zayedin karnini agritan bu emanetler ve yavuz döneminden beri İstanbuldalar ki biz bu emanetleri de memlüklulerden aldik. Ama zayed bir bedevi oldugu için onun bunu bilmemesi gayet normal çünkü o bir bedevi.=) akabinde fahreddin pasanin getirdigi emanetlerin içinde evet önem teşkil edenleri de var lakin büyük bir çogunluğu halifenin yani osmanli padisağinin emirlere gönderdiği yukte hafif pahada ağir şeyler. Yani bizim malimizi biz aldik. Bu abdullah bin zayed evini boşaltirken esyalarini yeni ev sahibine birakiyo heralde canimm yaaa=)))
Bedeviyi urbani bi yana birakalim.

Kitaptan çikarabileceğimiz yegane şey aslinda bizim arap bileğine değil ingiliz aklina yenildiğimiz. Adamlar bildiğin araplardan bedenen yahudilerden de beynen casusluk faliyetlerinden yararlanmış ya la. Tabi işin acikli kismida arap kaniyla işleri bittiğinde yahudileri filistine yerlestiri verdilerde araplarda zivanadan çikti ya vallahi asrin trolluğü...

Kitapta ermeni meselesi, filistinlilerin topraklarini yahudilere satip satip yahudi nufusu arttiginda biz bunlari burda istemezükkk( 2 liralik topraği 5 liraya yahudiye sattim diye sevirken iyiydi) diye çildirmalari ve toptan saldiri altinda kalmalari sonucunda da baslarini tasa vurmalari falan var
Filistin- yahudi meselesi olmak üzere çok geniş yönlü bir kitap. Ve kitap tamamiyle o dönemin canli tanigi feridun kandemir in gözlemiyle belgeler ışığında yazılmış bir sürü osmanlica belge var ve bunlar transkript edilip sadelestirilerek de okuyucuya sunulmuş son 8o sayfasi belgeler kaynaklar ve resimlerden ibaret.

En son çok güldüğumde hainlerin ingilizlerden tekme yiyince biz osmanliya ihanet etmedik biz ittihat ve terakiye isyan ettik. Çunku onlar bizden 3 kişiyi asti fazladan doktorunuz varsa bize versenize demeleri =). Bu isyan kabagi ittihat ve terrakiye patladi ya yahuuuu =) burdan yak...

Kitap çok güzel okuyunuz efendim

silaes, bir alıntı ekledi.
27 Şub 19:07 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Şerif Hüseyin ve oğulları, isyan hazırlığını iyi düşünerek yapmışlar ve ancak Çanakkale Seferinden çekilen İngiliz Kuvvetleri Mısır'da toplandıktan ve taaruza geçebilecek duruma girdikten sonra isyan etmişlerdir.

Fahreddin Paşa'nın Medine Müdafaası, Feridun Kandemir (Sayfa 395)Fahreddin Paşa'nın Medine Müdafaası, Feridun Kandemir (Sayfa 395)
silaes, bir alıntı ekledi.
27 Şub 11:53 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Hemen her yerde, kadınların ve çocukların ağzında bile: "Türkleri kovacağız, keseceğiz. Arap hükümeti teşkil edeceğiz." Gibi sözler dolaşmaya başlamıştı.

Fahreddin Paşa'nın Medine Müdafaası, Feridun Kandemir (Sayfa 372 - Yağmur)Fahreddin Paşa'nın Medine Müdafaası, Feridun Kandemir (Sayfa 372 - Yağmur)
silaes, bir alıntı ekledi.
27 Şub 01:18 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"Hey gidi gafiller heyy!" Demişti, biz ölmedik yahu!... Ölmeğe de niyetimiz yok... Hele şunlara bakın, adama bir karış vatan toprağı verecek Türk mü var sanıyorlar..."

Fahreddin Paşa'nın Medine Müdafaası, Feridun Kandemir (Sayfa 350 - Yağmur)Fahreddin Paşa'nın Medine Müdafaası, Feridun Kandemir (Sayfa 350 - Yağmur)