fakgul

Sordum sarı çiğdeme; -Senin benzin ne sarı -Ne sorarsın hey derviş, Hak korkusun çekerim. Pir Sultan Abdal Uyanın teheccüd namazı kılacağız, ölüm var.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"... biz bu kentlerde bu ömürlerin gecelerinde çürüsek bile şimdi eski dağlarda vakur bir şafak yırtılmaktadır ve dışarıda üşüyen bir haziran kalbimde yılların tufanından artık bir hazan (herkes fanusuna asmış kendini bu yüzden beklemiyorum farklı kıyametleri...) dışarıda üşüyen bir haziran dışarıda öldü insan öldü insan hiçbir kitaba yakışmadan! ben de yaza yaza çürütüp dünlerimi her gün bu cehennemden çalıyorum kendimi..."
~kızıldereli öğretileri~ • Yaşarken ölüm korkusunun kalbine girmesine asla izin verme. • İnancının karşısında, keder bir hiçtir. • Başkalarının görüşlerine saygı göster ki, onların da sana saygı göstermesini isteyebilesin. • Yaşamı sev; eksiksiz yaşa, yaşamındaki tüm şeyler güzel olsun. • Yaşamını uzun yaşamak için gerekeni yap ve başkalarına da aynı amaç için yardımcı ol. • Büyük ayrılış günü bir gün geldiğinde, soylu bir ölüm şarkısı hazırla. • Bir dostla karşılaştığında veya uzaktan gördüğünde hatta yalnız bir yerde bir yabancı önüne çıktığında bir söz söyle veya muhakkak selam ver. • Tüm insanlara saygı duy ama asla yaltaklanma. • Sabah güneş doğduğunda, ışık için, yaşamın ve sağlığın için, şükret. • Bulduğun besinler ve yaşam sevincin için şükret. • Şükredecek bir neden bulamıyorsan, içindeki kusuru ara. • Asla zehirli ateş suyuna (İçki) dokunma, o seni bilgelikten aptala çevirir ve görüşünün ruhunu çalar. • Ölüm zamanı geldiğinde, kalbin ölüm korkusuyla dolmasın; böyle olanlar zamanları geldiğinde birazcık daha yaşamak için ağlayıp, dua ettiler ve bu yüzden farklı bir yaşamı yaşadılar. • Kendi ölüm şarkını söyle ve bir kahramanın eve dönüşü gibi öl.
Bir Kızılderili Duası • Oh, Büyük Ruh! • Rüzgarlarla kimin sesini işitiyorum ve kim tüm dünyaya yaşam soluğunu veriyor? Beni işit.. Ben, küçük ve zayıfım, senin gücüne bilgeliğine ihtiyacım var. • İzin ver güzelliklerde yürüyeyim; gözlerim kızıl ve mor günbatımını görsün. • Bana el ver ki, senin yarattıklarını tutup saygı duyayım, kulaklarımı keskin kıl ki, sesini işiteyim. • Beni bilge kıl ki, halkım için ne düşündüğünü anlayabileyim. • Her yaprak ve kayada saklı olanı öğrenmem için gerekli dersleri öğret. • Güce ihtiyacım var ama bir kardeşimden fazla değil; güç bana en büyük düşmanım olan kendimle savaşmak için gerekli. • Sana temiz ellerle ve dürüst gözlerle gelmem için beni daima hazır kıl. • Yaşam bir günbatımı gibi solarken, ruhum sana utançsız gelsin.
Yani ben Hiroşima’yı duyunca Japon olan ben Tombul ve yüzü kırışmış kadınları görünce üzülen ben Kapı pervazlarından geçerken besmeleyi unutunca Yüzü kızaran köylü adamlardan olmak isteyen ben Elleri üşüyünce nereye koyacağını bilmeyen ben Geceleri yatarken kutup ayıları üşümesin diye Dua eden ben Dişleri sararmış inşaatçılar yüzünden Estetik cerrahlarına sarı zarf içinde kınama cezası veren ben