Hiç ıslanmadığımız bir yağmurda, hiç büyümediğimiz bir çocuklukta, hiç yürüyemediğimiz bir yolda, hiç gerçekleştiremediğimiz bir hayalde ne zaman karşılaşsak büyük bir kıyamet yolumuzu ikiye ayırıyor.
Talihsizliğin o kadar işte!
Nurdal Durmuş, İzdiham
Bazen onu öyle uzun süre izlerdim ki,
sonunda kendimi unutur –ona dönüşürdüm sanki.
Bazen de ona ne kadar yakın olmaya çalışsam da
eski bir fotoğrafmışım gibi bakardı bana
Aytuğ Akdoğan
Ben seni alamam ah Holofira
Azığım tam takır bineğim nalsız
Bir bende geçerim kalacağım yok
Dostlarım bivefa düşmanım yalsız
Kolum halat değil bakracımda kum
Ben seni alamam ah Holofira
Sade yoksulluktan yokluktan değil
Eline kir olsun elli üç lira
Amma ki alamam
Bir uzak sevi gelmişte çökmüş ta onlar gibi
Ben seni alamam ah Holofira
Geç git hiç bakmadan eylenme emi
Pusatları parlak bimbaş istesin
seni ulak elçi naim-i kral
Ben hoyrat söyleyeyim, el bana hoyrat
Gelip de ne diyeyim şu dillerim lâl
Ben seni alamam Ah Holofira
Baban kafirine kılıç üşürsem
Hemde gece bassam iti uykulu
Şöyle ya Allah’la bohçanı dürsem
Amma ki alamam
Yaradan beni ne ardıç ne çınar ufarak çayır
Koşumun gıcırdar ölmek dilerim
Bağrım kaynıyordur yüklerim ağır
Sen bir düş imişsin kuşluk çağında
Soluma tükürdüm rabbim gafurdur
Bilesin kavuşmak yoktur islamlıkta
Kavuşan kısmısı ancak gavurdur
' Yalan olsa bile her şey , bu yalana kansam. Her şeyin aslında bir rüya olduğuna inansam. Orada kalsam. Gözlerimi açıp oradan sonsuza uzansam. Gitsem ve gitsem, gittiğim yerden bir daha hiç gelmesem. '