Hayatımda bir insanla tanıştım, sevgilimdi. Sevdiğim adamdı. Ondan sonra kimseyi hu kadar sevemedim. Ondan önce her şey kusursuz değildi belki ama daha sessizdi içim, daha kendimdim. Sorunlarım vardı, evet, ama beni bu kadar dağıtmıyordu hiçbir şey. Onunla birlikteyken ya da ondan sonra fark ettim; bütün bocalamalarım, bütün yanlışlarım sanki onunla başlamış gibi. Oysa belki de sadece görünür olmuşlardı.
O gittikten sonra sadece bir insanı değil, neşemi de kaybettim sanki. Arkadaşlarımı, içimdeki o hafifliği, sağlıklı halimi… hepsi yavaş yavaş çekildi benden. Yerine daha öfkeli, daha kırılgan, daha toksik bir ben kaldı. Şimdi dönüp baktığımda, onun hayatıma gelişiyle değişen şeylerin izini hâlâ taşıyorum içimde; ve ben en çok, kendimi nerede kaybettiğimi anlamaya çalışıyorum.
En çokta canımı yakan şey kaybettiklerim insanlara kaybettiğim duygularıma kaybettiğim benliğime değdi mi
Hayır değmedi o yine gitti yine gidecek her defasımda onun ateşten baska birşey olmadığını bilicem ama bile bile ona yürücem ve tekrar yanıcam çünkü tekrar gidicek çünkü kaybettiklerim asla geri gelmicek bu iğrenç acıyı iliklerimde hep hissedicem onu çok sevdim bu sevgi bir zehir
bu zehir yavaş yavaş öldürüyor farkındayım panzehir varmı yoksa bulup elimin tersiyle itiyor muyum bilmiyorum bu geçmiş dönemden çıkamıyorum çıkıp yeni bir hayat kuramıyorum.
bir insan vardı ateştendi korkunç derecede güzeldi yanına usulca yaklaştım yaklaştım ve yaklaştım sonra tüm herşeyim yandı şimdi beni tekrar yakmasını bekliyorum beni öldürmesini. Ancak öyle huzur bulurum.