Deli kurt, benden istediğin şeyleri biliyorum. Seninle empati de kuruyorum. Fakat şu an çabalasam da bazı şeyleri yapamıyorum. Ben, artık sana hiç kızgın değilim. Yalnızca kırgınım. Ama ben de
Bazen öyle sanıyor ki insan, eskisi gibi olabilir her şey... Olamaz hâlbuki...Olamaz. Tüketip de geçtiğimiz onca şey eskisi gibi olmamaz.Ben sadece denemek istedim. Farkındayım olmayacağının. Ben halâ gözlerini bıraktığım yerde arıyorum...
Puan vermedi·145 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 20:24
Kitabı okumadan önce yazılma hikayesi dikkatimi çekti.
Jean Dominique Bauby
Jean Dominique Bauby
sadece tek göz kapağını kullanarak bu kitabı yazmış. Çabası müthiş sırf bu yüzden bile kitap okumaya değerdi bence. Ama sadece bununla sınırlı değil. Baştan başlayalım. Yazarımız bir gün bir trafik kazası geçirir ve locked-in sendromu ile tanışır. Tamamen felç olmuş sadece bir göz kapağını hareket ettirebiliyor. İşte bu sayede düşüncelerini dile getirebiliyor. Biz de kitap boyunca yazarın anı ve düşüncelerini okuyoruz. Aslında bu durum bana aşırı korkunç geliyor. Her şeyin farkındayım ama sanki ruhum bedenime hapsolmuş gibi. Kitabı okurken sağlığmız için şükretmeyi de unutmayalım tabiki. Ne kadar farkında olmasak da aslında çok şanslıyız.
Edebiyat
Kelebek ve DalgıçJean Dominique Bauby · Nemesis Kitap · 2018953 okunma
Bir insan vardı
Hayatımda bir insanla tanıştım, sevgilimdi. Sevdiğim adamdı. Ondan sonra kimseyi hu kadar sevemedim. Ondan önce her şey kusursuz değildi belki ama daha sessizdi içim, daha kendimdim. Sorunlarım vardı, evet, ama beni bu kadar dağıtmıyordu hiçbir şey. Onunla birlikteyken ya da ondan sonra fark ettim; bütün bocalamalarım, bütün yanlışlarım sanki onunla başlamış gibi. Oysa belki de sadece görünür olmuşlardı. O gittikten sonra sadece bir insanı değil, neşemi de kaybettim sanki. Arkadaşlarımı, içimdeki o hafifliği, sağlıklı halimi… hepsi yavaş yavaş çekildi benden. Yerine daha öfkeli, daha kırılgan, daha toksik bir ben kaldı. Şimdi dönüp baktığımda, onun hayatıma gelişiyle değişen şeylerin izini hâlâ taşıyorum içimde; ve ben en çok, kendimi nerede kaybettiğimi anlamaya çalışıyorum. En çokta canımı yakan şey kaybettiklerim insanlara kaybettiğim duygularıma kaybettiğim benliğime değdi mi Hayır değmedi o yine gitti yine gidecek her defasımda onun ateşten baska birşey olmadığını bilicem ama bile bile ona yürücem ve tekrar yanıcam çünkü tekrar gidicek çünkü kaybettiklerim asla geri gelmicek bu iğrenç acıyı iliklerimde hep hissedicem onu çok sevdim bu sevgi bir zehir bu zehir yavaş yavaş öldürüyor farkındayım panzehir varmı yoksa bulup elimin tersiyle itiyor muyum bilmiyorum bu geçmiş dönemden çıkamıyorum çıkıp yeni bir hayat kuramıyorum. bir insan vardı ateştendi korkunç derecede güzeldi yanına usulca yaklaştım yaklaştım ve yaklaştım sonra tüm herşeyim yandı şimdi beni tekrar yakmasını bekliyorum beni öldürmesini. Ancak öyle huzur bulurum.
İyi seyirler.
Hiç kimse ile yarışmaya gerek duymayacak kadar kendi potansiyelimin farkındayım. İyi seyirler.
Duygu ve Düşünce