Faruk Er

Faruk Er
@faruk840
l'enfer c'est les autres
@faruk840·
·
sabitlendi
Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dünle bugün kavga ederse kaybeden yarın olur...
İnsanın gerçekten büyüdüğünü anladığı o an, haklı olduğu bir konuda kendini savunmaktan vazgeçip sadece gülümsediği ve uzaklaştığı andır. Bazı şeyleri kanıtlamak, o enerjiyi harcamaya değmiyor.
Masa muhabbeti Kıvamında
8/10
·272 syf.·
2026 2. kitabı
Açıkçası beklediğimden çok daha keyifli çıktı. Kitap öyle ağır bir araştırma veya sıkıcı bir tarih kitabı değil; sanki eski bir dostla masaya oturmuşsunuz da o anlatıyor, siz dinliyormuşsunuz gibi acayip akıcı bir havası var. ​Yazarın o hafif iğneleyici, esprili tarzını sevdim. Bir yandan bugünün o havalı, Michelin yıldızlı modern restoranlarından bahsediyor, diğer yandan çat diye bizi eski İstanbul’un o naif sokaklarına, tramvay muhabbetlerine götürüyor. İstanbul’un ne kadar değiştiğini, o eski sofraların, eski şarkıların yerini nelerin aldığını anlatırken insanı öyle gereksiz bir nostaljiyle de boğmuyor. Aksine, o tatlı hüzne bile güzel bir zarafet katmış. ​Kitaptaki kadın ve müzik vurgusu da cuk oturmuş. Hayatın tüm koşturmacası ve değişimi içinde, o udun tellerinden çıkan sesler gibi kültürün asıl esintisini taşıyanların kadınlar olduğunu çok güzel hissettiriyor.
Ud Çalan KadınlarReha Tanör · İthaki Yayınları · 2024136 okunma
Hayat bir udu akort etmek gibidir; telleri çok sıkarsan kopar, çok gevşek bırakırsan ses vermez. Önemli olan o hassas dengeyi bulmaktır. Ne geçmişin hüznünde boğulmalı insan, ne geleceğin telaşıyla kendini hırpalamalı. Sadece anın o eşsiz ezgisini dinlemeli ve masadaki dostun gözlerinin içine bakıp gülümseyebilmeli. Çünkü hayat, ıskalamak için fazlasıyla zarif bir melodidir.