Pınar Güneş

Pınar Güneş
@fasuliga
“Kafayı geçmişe takmak insana acı verir, -dedi ihtiyar düşünceli bir tavırla. -Geçmişte yaşananlar içilmiş içki gibidir! Mutluluğu geçmişte aramanın ne anlamı var? Kaftan eskimişse, çıkar at!”
Reklam
“İnsanlar çeşit çeşit ve kalp kimi, niçin ister bilinmez!”
“Hiçbir güç güzelliğe karşı koyamaz; demirden bir kalp bile orta yerinden çatlayıverir!”
“Güzel bir genç kızın ruhuna benzeyen iki şafak, dedi Katerina gülümseyerek, -birincisi genç bir kızın kalbini ilk açışında utancından yanaklarında beliren kızıllığa benzeyen şafak, ikincisi bu utancı unuttuğunda damarlarında ateş gibi yanan kanın göğsüne baskı yaptığı ve yüzüne hücum ettiği zaman beliren kızıllığa benzeyen şafak…”
“Kimsin sen, kimsin, hayatım? Nereden geldin, tatlım? -Hıçkırıklarını bastırmaya çalışarak sordu.-Cennetin neresinden benim göğsüme süzüldün? Sanki bir düşteyim; gerçekten var olduğuna inanamıyorum. Beni ayıplama… konuşmama müsaade et, izin ver her şeyi söyleyeyim! Uzun uzun anlatayım… Kimsin sen, kimsin, canım?.. Kalbime nasıl girdin? Söyle bana, uzun süredir mi kardeşimsin?.. Bu zamana kadar nerelerde olduğunu anlat-Yaşadığın yerleri anlat, oralarda sevdiğin, hoşuna giden, üzüldüğün şeyler nelerdi?.. Havası sıcak, göğü berrak mıydı?.. Kimleri sevdin, benden önce kimler seni sevdi, kalbin ilk olarak kime meyletti?.. Annen öz annen miydi, çocukken seni bağrına bastı mı, yoksa sende benim gibi kimsesiz miydin? Söyle, her zaman böyle miydin? Neler hayal ederdin, gelecek için kurduğun düşlerden hangileri gerçekleşti, hangileri gerçekleşmedi -her şeyi anlat… Genç kızken kalbin ilk olarak kimin için sızladı, ona kalbini niçin verdin? Söyle kalbini kazanmak için ne yapayım, sana ne vereyim?.. Söyle bana, aşkım, nurum, kardeşim, söyle kalbini nasıl kazanayım?..
Reklam