Ama bilmiyordu bazı vakitler en uzakta sandığın ve uzaklarda aradığın en yakınında oluyordu.
Kim umar senden vefayı Yalan dünya sen değil misin? Muhammed-i Mustafa’yı Alan dünya sen değil misin?
Reklam
Anlatılana göre güller ülkesinde her cinsten, her kokudan, her renkten güller bulunurdu. Güllerin sultanı bir gün hiç eşi menendi olmayan bir gül yeşersin istedi gülistanda. Bütün güllere ferman buyurdu ki "En güzel yanlarınızdan birer parça himmet edin." Güllerden kimisi kokusundan bir parça verdi, kimisi renginden bir damla verdi. Kimisi getirip yaprağından sundu, kimi de toprağından. Hep birlikte toprağa gömdüler getirdiklerini. Zaman geçip de bahar sultanı güz sultanını alt edince, yani ki bahar gelince hepsi heyecanla beklemeye koyuldu bu yeni açacak goncayı. Bir gün yeşil dalın ucundan tomurcuk baş verdi. Hepsi heyecanla yanaştı güllerin. Öyle bir güzeldi ki, yapraklarının renginin adı dahi yoktu. Böyle bir renk daha görülmemişti gülistanda. Kokusu bir kayıp rayiha... Göreni mest ediyor ama kimse bu mestliğin adını bilmiyordu. Tek bir gonca açmıştı fidandan. Tek ve eşsizdi. Öyle güzeldi ki gülistanı uzaktan seyreden bülbül o dakika uçurdu gönlünü kanatsız. Toprağa düşüp çırpınan bir aklı vardı şimdi. Derler ki; bu eşsiz güldür bülbülün gönlünü asıl çalan. Ondan sonraki bütün güller ondan mukallit girmişlerdir gülistana.
Dünya ne tuhaf bir yerdi böyle. insan yaşamak için değil, yaşlanmak için gelmiş olmalıydı buraya.
Kime bahsetsem anlamaz, kime söylesem dinlemez beni.
Bazılarının ömrü yalnızca aramakla geçer...
Reklam
Belki de öyledir. Yarısı olmayan ne yazacak ne diyecek ki? Hem derdi olan söylesin denmemiş midir?
İnsan sadece günah isleyince tövbe edilir sanır oysa günah işlememek için de tövbe edilir.
Reklam
İlim ile irfan aynı şey değildi. İlim bilmek içindir irfan hissetmek için.
256 syf.
10/10 puan verdi
·
Liked
Kitapta nefs anlatılıyor. Daha doğrusu nefs konuşuyor.Konu Aziz Mahmud Hüdâyî'nin hayatı üzerinden anlatılıyor. Yani Aziz Mahmud Hüdâyî'nin hayatı nefsin 7 mertebesine göre bölüm bölüm anlatılıyor. Ene" Arapçada ben demektir.Kitap, kendini boşlukta hisseden bir kişinin bu kitaba denk gelip okumaya başlamasıyla nefsiyle yaptığı savaşı harika bir üslupla anlatılıyor. Yazar nefsi konuşturuyor, okuyan kahramanı konuşturuyor ve vicdanı konuşturuyor. En güzel tarafı da tam bu devirde böyle şey mi olur dediğim anlarda tekrar günümüze dönüp kitabı okuyan kahramanımıza kafamdan geçen soruları sorduruyor. Oldukça düşündürücü ve akıcı bir şekilde kaleme alınan bu eseri herkese tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar ...
Ene
EneFatih Duman · Nesil Yayınları · 20215.4k okunma
Hayırlı Geceler...
İnsan aradığı için bulamaz. Aradığı en yakınında olsa da görmez onu.
Bence asıl yalnızlık dertleşecek birini bulamamaktır.
1,500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.