Muhal farz, şeriat,
ellerinden mıhlanarak çarmıha gerilmek,
gözlerini tek noktadan ayırmamak,
yememek, içmemek, hattâ ölmemek
ve öylece kalmaktan ibaret olsa
ben yine ona bağlı kalır
ve ondan gayrı hakikat kabul etmem!..
Seni bir kazığa oturtsam...
Kazığın sivri ucu, kan boşanan ağzından çıksa...
Gözlerini kızgın demirlerle söndürsem...
Tırnaklarını yavaş yavaş, her saat başı kıl kadar çeke çeke söksem...
Derini ceviz içini açar gibi yüzsem ve kan oturmuş cildine tuz bassam...
Bir serçe aksırınca katıla katıla ağlayacak kadar merhamet hastası ben...
Bütün bunları yapsam...
Yine senden hıncımı alamam...
Ey nefs!..