Fatıma

Benim manastırın hayvanlarına acıdığım gibi sen de Allah'ın halis kullarına acısaydın, şimdi bu insanlar kuzey rüzgârı önünde titreşen çıplak fidanlar gibi karşında titreşirken sen ipek döşekler üzerinde oturamazdın.
Sayfa 95·Kitabı okudu
Reklam
Cahil halklar, soylular tarafından ele geçirilmiş, zorbaların ve güçlülerin zulmüne esir olmuşlardır. Bolluk içindeki ülke, sevenlerine ve kurtarıcılarına zillet ve hakaretle zulmediyor. Fakat iyi bir evlat hastalandığında annesini terk eder mi? Merhametli bir kardeş mahvolan kardeşini inkâr eder mi?
Sayfa 94·Kitabı okudu
Şerefe miras yoluyla sahip olan soylu, sarayını fakir ve zayıfların bedenleriyle yapar. Rahip, kiliseyi samimiyetiyle inananların mezarları üzerine kurar. Emir, fakir çiftçilerin kollarını tutarken, rahip elini ceplerine uzatır.
Sayfa 86·Kitabı okudu
Cehaletin kulaklarına sıvadığı çamur, yumuşak parmakların dokunuşuyla sökülemeyecek kadar taşlaşmıştı.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Tanrı sizleri de birer insan olarak yaratmışken neden insanlardan uzak duruyorsunuz? Eğer hayat yolunda yürüyen insanlardan daha üstün iseniz, o halde size düşen insanlara gidip onları eğitmenizdir. Yok, eğer insanlar sizden daha üstün ise o halde insanlara karışın ve bir şeyler öğrenin. Siz krallar gibi yaşarken nasıl insanların kendilerini fakirliğe adamalarını istiyorsunuz?
Sayfa 72·Kitabı okudu
Reklam