F. D. K.

F. D. K.
@fatmadikbas
Unuttuğumuz, her zaman hatırladığımızdan daha fazladır. Ve bu kötü bir şey değildir! Aragon: “Ayrılık aşka dahil,” der. Unutmak da hatırlamaya dahildir! Unutmak; bir sorun değil, gerekliliktir. Önemli olanı öne çıkarmak ve ihtiyaç duyulanı güçlü bir şekilde hatırlamak için bazı şeyleri unutmalıyız. Unutmak bizi acılı bilgilerden ve anlamsız ayrıntılardan arındırır.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nöronların en ilginç özelliklerinden biri, “ters çaba” kuralına göre çalıştıkları anlardır. Başınıza gelmesinden en çok korktuğunuz şeye odaklanırsanız, nöronlar onu size çeker, korktuğunuzu başınıza getirirler!
İçtiğimiz ilaçların pek çoğu, beynimizdeki sinaptik bölgeye gelip hücreler arasındaki kimyasal iletişimi etkileyerek (transmitter geçişlerini durdurarak ya da oradaki kimyasalları taklit edip nöronları kandırarak) iyileşme sağlar. Başta ağrı kesiciler olmak üzere, çoğu ilaç sinaptik alandaki moleküler yapıyla “oynayarak” etkili olurlar.
Cenap Şahabettin’in “Akıl yaşta değil baştadır ama aklı başa yaş getirir” cümlesi zamanla oluşan nöral ağların gücünü anlatır. Peki, yaş aklı başa nasıl getirir? Onun cevabını da Peyami Safa veriyor: “Yaşlanarak değil yaşayarak tecrübe kazanılır. Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır.”
Dünyayı en zekiler değil, en akıllılar yönetir. İyi ki de böyledir, çünkü zekâ güzellik gibidir, doğuştan eşit dağılmaz! Akıl, zekânın eşitsizliğini kapatır. Zekânın %70-80’i doğuştan gelir, akıl ise %80’den fazla insan çabasıyla gelişir. Akıl, bir fırsat eşitliğidir. En önemlisi, akıllı olmak elimizdedir. Elimizde olmadığını düşünenler, bunun nasıl yapılacağını bilmeyenlerdir.