yokluğunda bembeyaz olsa da her telim, git
yollarından ayrıldı bu dünyada yolum, git
ben değilim, bendeki özündür terk ettiğin sensiz kaldığım ânda, sen de öldün gülüm, git
ilk defa böylesine tutuştu gökkuşağı
renklerim siyah oldu ve siyahım da yandı
O'ndan başka ne varsa yandı;
yandık sen ve ben
O'nu göreyim diye, kıblegâhım da yandı
bir damla su ver bana ey çöl, bâri sen küsme
kalmadı hiç bir şeyim, bak, günâhım da yandı
yenilgiler bir tûfan gibi çöktü üstüme
ülkem yıkıldı; heyhât, ordugâhım da yandı
bu esrarlı yangına bu can nasıl dayandı
sahile vurdu kalbim; su yandı; kum da yandı
bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum
ölüme başkaldıran dertli uykum da yandı