Fatih aytaç

Fatih aytaç
@faytac
Eğitimci
Eğitim &pskoloji
Odtü
Adana
4 okur puanı
Mayıs 2025 tarihinde katıldı
Sen tükendiğinde, uğruna kendini feda ettiğin insanlar genelde yanında olmazlar. Merhametli ol, yardımsever ol ama asla kendinden vazgeçme. Çünkü küle döndüğünde, rüzgarda seni ilk savuracak olanlar; muhtemelen uğruna yandığın kişiler olacaktır.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Vicdan turistleri ve sessiz kahramanlar.
Vicdan Turistleri ve Sessiz Yük Taşıyıcıları: Bu Hikâye Size de Tanıdık Gelecek! *Bir tarafta; olay mahallinin dışında, konforlu koltuğundan "büyük destek" (!) vermek adına sürekli rapor isteyip, "Şunu şöyle yapın, bunu böyle yedirin," diye akıl verenler... Bir de birkaç günlüğüne uğrayıp gidenler vardır. "Vicdan turizmi" yapar gibi gelirler; sorumluluk almazlar ama denetlemeyi hak görürler. Misafir gibi ağırlanır, hastayı sever, fotoğraf çeker ve giderler. Geriye sadece talimatları ve eleştirileri kalır. *Diğer tarafta ise; gerçek yükü omuzlarında taşıyanlar vardır… Yıllarca "gerçek desteğin" ne demek olduğunu iliklerine kadar yaşayanlar. Geceleri uykuyla değil, nöbetle geçenler… Alt temizlemekten, ağır kaldırmaktan beli bükülenler… El ve ayak tırnaklarını keserken bile azar işitenler... Fiziksel yorgunluğun üstüne bir de psikolojik çöküşü sessizce taşıyanlar… Kendi ağrıları kronikleşmiştir ama "hastalanma lüksleri" yoktur. Hastanın bütün kahrını, öfkesini, nazını bir sünger gibi içine çekerler. Ses çıkarmazlar… Çünkü yük düşerse kim tutacaktır? İşin en acı ve en tanıdık kısmı şudur: Hasta, en çok bakım verene kızar. Nazını en çok ona geçirir. Ama uzaktan gelen "misafir" olunca, en tatlı yüzünü takınır. Sonuç mu? Dışarıdan gelenler hep "vicdanlı", hep "ilgili", hep "kurtarıcı" olur. Evi de hastayı da sırtlayan kişi ise günün sonunda bütün olumsuzlukların sorumlusu ilan edilir. Emek görünmez. Tükenmişlik "suratsızlık", yorgunluk ise "ilgisizlik" sanılır. Bu hikâye size de tanıdık mı? Peki siz hangi taraftasınız? Yükü gerçekten sırtlayan mı, yoksa uzaktan sadece akıl veren mi? Bu gece başınızı yastığa koyduğunuzda vicdanınız mı rahat, yoksa yorgunluktan her yeriniz mi ağrıyor? Cevap tam da orada saklı… Keşke bu zorlu süreç akıl vererek değil, omuz vererek
İnsanoğlu bu; ancak bir zorluğa düşünce görüyorsun yanında sandıklarının gerçek yüzlerini. Davranışları her ne kadar acıtsa da güçlenmeni sağlıyor. Bu hislerin anlatılır yanı yoktur ancak yaşayarak deneyimliyorsun. Her düşüş, her sınanış yüksek dozda olgunluklar katıyor insana, bilhassa da kendi ile mücadelesine...
Kaç yaşına gelirsen gel, içindeki çocuk iyileşmedikçe, acı çekmelerin, ızdırapların bitmez.
Kötü düşünce;
'Mum kibrite dedi ki: "Senden korkuyorum. Sen benim katilimsin." Kibrit dedi ki: "Benden korkma. İçinden geçen o ipten kork." İnsanları mağlup eden şey, içlerinden geçen kötü düşüncelerdir.'