Soğuk Bir Yalnızlık: "Taksiyle tek başına acile gitmek"
O an, fiziksel acıdan çok daha keskin bir sızı saplanır göğsünüze. Telefon rehberinde yüzlerce isim vardır ama "gel" diyebileceğiniz kimse yoktur. Son bir umutla, canınızdan parça bildiğiniz en yakınlarınızı ararsınız. O kısacık sessizliğin ardından gelen "taksi ile de gidebilirsin" cümlesi, sizi o acil ortamından daha soğuk bir gerçeğin içine bırakır.
Taksiye bindiğinizde şoförün "Neyiniz var?" diye soran o yabancı sesi, yakınlarınızın sesinden daha samimi gelir size. O gece anlarsınız ki; asıl acil durum bedeninizde değil, yıllarca emek verdiğiniz bağların koptuğu o sessiz yerdedir. Artık sadece hasta değil, aynı zamanda kalbinizden de kırgınızdır.
Bu, omuzlara binen çok ağır bir yük...
Ve o gece eve dönerken anlarsınız ki; bedeniniz acilden taburcu olsa da, yüreğiniz o soğuk yalnızlığa temelli yatış yapmıştır.
Meğer insan en çok, en yakınlarının en uzağa düştüğü ve tek başına kaldığı yerde üşüyormuş!...