Bilgiyi, felsefeyi ve sanatı üreten, insanı ve insanlığı tekâmül ettiren şey, düşünce yumurtasının üzerine yatmış hülyanın sabrıdır. Oysa hem düşünce hem de hülya sabır ister. Her birinin hammaddesi damıtılmış zamandır.
Biz, önemli olan hiçbir bilgiyi edindiğimiz şekliyle hatırlamayız. Bize kendini sunan, bizim de ona kendimizi verdiğimiz bilgi, nihayetinde bizim bilgimiz olur. Bilmek, kaynaktan da varıştan da neşet etmez, o aradaki ilişkidir.
Oysa gerçek güzellik, bir özgünlük gerektirir. İfadede, bakışta, mimiklerde bir özgünlük. İçten gelen bir duygunun dışa yansımasıdır bu. Kozmetik değişiklikler bizi pek de özgün kılmaz.
Gerçek bir hedefiniz ve güçlü bir motivasyonunuz olursa konfor alanınızın dışına çıkar ve kanatlarınızı açarsınız. Açılmamış kanatların büyüklüğünü kimse bilemez.