"Birbirlerinden ayrılmadılar, bir koyun sürüsü gibi birbirlerine sokuldular, hiçbiri kayıp koyun olmak istemiyordu, çünkü hiçbir çobanın gelip onları aramayacağını biliyordu. "
"Körlerden birine, Özgürsün, diyorlar, onu dış dünyadan ayıran kapı açılıyor, Git haydi, özgürsün, diyoruz tekrar, o yerinden kıpırdamıyor, sokağın ortasında hareketsiz duruyor, o da ötekiler de duruyorlar, korkuyorlar, nereye gideceklerini bilemiyorlar, çünkü rasyonel bir labirent olan akıl hastanesinde, böyle tanımlanıyor orası, yaşamak ile önümüzde bir rehber olmadan ya da bir köpeğin tasmasını tutmadan aklını kaybetmiş bir şehrin labirentine, sadece mekânları belirleyip oraya götüren yolları gösteremediği için belleğin işe yaramadığı o labirentin içine girmeyi göze almak arasında bir kıyaslama yapamıyorlar. "