Günün birinde bir adam Demosthenes'e yaklaşmış ve dayak yediği için kendisini mahkemede savunmasını istemiş. Bunu duyan Demosthenes, "Pek dayak yemiş gibi görünmüyorsun," demiş. Çok sinirlenen adam "Ben mi dayak yemedim? Yalan mı söylüyorum yani?" diye bağırınca, "Ha şöyle. Şimdi hakkını arayan birini duydum," diye cevap vermiş. Bu şekilde ses tonunun ve mimiklerin ne kadar inandırıcı olduklarını vurgulamak istemiş.
Sayfa 11 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Görünüşe bakılırsa tanrı Cicero'yu Demosthenes'e benzeyecek şekilde yaratmış.
Şayet doğayla şans arasında rekabet olduğunu varsayarsak, bu iki insanın benzerliklerini en çok neye borçlu olduğuna karar vermemiz güçtür.
Sayfa 4 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Plutarkhos·Kitabı okudu
Aslında kendi bildikleriyle baştan savma bir eser değil, birçok kaynağa dayanan ciddi bir tarihi eser vermek isteyen araştırmacının gerçekten büyük, kalabalık ve bilgiye önem veren bir şehirde yaşıyor olması gerekir. Bu şekilde hem birçok kitap elde edebilir, hem de orada yaşayanlardan tarihçilerin gözünden kaçan, fakat bu insanların belleklerinde kalan, yaşadıkları ya da duydukları olayları tespit edebilir. Bu bilgiler çoğu kez çok daha güvenilirdir, böylece eseri de eksiksiz ve muntazam olur. Ben küçük bir şehirde doğdum, ama daha da küçülmemesi için orada kalmaya karar verdim.
Sayfa 3 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Plutarkhos·Kitabı okudu
Aslında ünlü olmayan şehirlerde emek gerektiren, şöhret getiren sanatların ilerleyememesi doğaldır. Ancak sağlam bir bitkinin her toprağa kök saldığı gibi erdem de faziletli karakterlere ve çalışma hırsıyla kavrulan ruhlara aynı şekilde kök salar. Bundan çıkan sonuç şudur: Şayet yaşam ya da düşünme tarzında yüksek standartlara ulaşamıyorsak, bu vatanımızın küçüklüğüyle değil, kişisel yetersizlikle alakalıdır.
Sayfa 3 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Plutarkhos·Kitabı okudu