Senin herkes dediğin kalabalık, içinde cahilleri, hainleri, budalaları bol bol barındıran bir kuru gürültüdür. Herkes kabul etti diye ben de bu hezeyanları kabul mü edeceğim?
Bir bakıma göre dünya zevk arayan insanlarla doludur ve askerler de zevk peşindedir. Ancak askerlerinki aşağılık zevkler değil, fedakarlık etme, bir fikir uğrunda can verme zevkidir.
Bu gönül âh u zar ile doluydu. Şu farkla ki Hamid, kendi âh u zarını bir fırtına çığlığı halinde dünyaya ve zamanlara fırlatabildiği halde Ayşe'nin âh u zarı gönlünün sınırları içinde mahpus kalmaya mahkumdu. Kendisini bu kadar duygulandıran da galiba bir dert ortağının olmayışı, hatta derdini işitecek bir yabancının bulunmayışı idi. Bunu keşfettikten sonra tekrar kitaba daldı.
Hakikaten şu insanlar pek müz'iç muhluklardı. Kendi akıllarının üstünlüğüne inanarak baş- kasma öğüt vermekten vazgeçmiyorlar, fakat kendi gülünçlüklerini, zavallılıklarını da bir türlü idrak edemiyorlardı.