Gördüklerimiz, şahit olduğumuz vahamet tabloları, gücün güçlünün artık çığırından çıkmış kanlı ticareti bizi zorlayacak ama yine değişmemekte, bu karanlık çağı insana reva görenlerle aynı dili konuşmamakta sonuna kadar ısrar edeceğiz.
Evet günaha, hataya, yanlışa hep açıktık ama onlarla beraber yaşamaya alışık değildik. Alıştık ve günahın günahlığını, yanlışın yanlışlığını, hatanın hatalığını unutturdu bu bize. Sorgulamaz olduk ve sorgulamadığımız şeylerden zaten pişman olamazdık.
Elindekini yaşamadan yitirmek ve sayılı nefeslerini elinde olmayanı, olmayacak olanı bekleyerek tüketmek demek.... Bizim hayatlarımız, bizim için tek ihtimal oysa.