Beni zaman kuşatmış, mekan kelepçelemiş
Ne sanattır ki, her şey, her şeyi peçelemiş
Perde perde veralar, ışık başka, nur başka
Bir anlık visal başka, kesiksiz huzur başka
Renk, koku, ses ve şekil, ötelerden haberci
Hayat mı bu sürdüğün, kabuğundan, ezberci
Yoksa göz, görüyorum sanmanın öksesi mi
Fezada dipsiz sükut, duyulmazın sesi mi
Rabbim, Rabbim, Yüce Rab, âlemlerin Rabbi, sen
Sana yönelsin diye icad eden kalbi, sen
Senden uzaklık ateş, sana yakınlık ateş
Azap var mı alemde fikir çilesine eş
Yaşamak zor, ölmek zor, erişmekse zor mu zor
Çilesiz suratlara tüküresim geliyor
Evet, ben, bir kapalı hududu aşıyorum
Ölen ölüyor, bense ölümü yaşıyorum
Sonsuzu nasıl bulsun, pösteki sayan deli
Kendini kaybetmek mi, visalin son bedeli
Mahrem çizgilerine baktıkça örtünen sır
Belki de benliğinden kaçabilene hazır
Hatıra küpü, devril, sen de ey hayal, gömül
Sonu gelmez visalin gayrından vazgeç, gönül
O visal, can sendeyken canını etmek feda
Elveda toprak, güneş, anne ve yâr elveda.