Nasıl bir sevgi nefret ve vicdan dengesindeyiz.
Musibet olmadan sevemez miyiz? Haklı olsak dahi hataları örtemez miyiz? Tolere edemez miyiz? Sahi ölmemiz, hasta olmamız mı gerekir? Başımıza bela geldiğinde Allah kul bana yaklaşsın ister. Hayır, ve şer her şey Allah’tandır. Sen nereye gidersin hangi limana demir atarsın. Çölde kaldığında hangi gerçek olmayan gördüğün sandığın ağacın gölgesine sığınırsın. Çaresiz kaldığında ne yaparsın?
Ya gideceği kapısı olmadığını sanan aciz kul isen, banklarda yatan eski âşık isen, sevdiğini sanan, sevgisizlikten donan o garipsen. Ölmeden bul kendini..Yar yolundasın üzgünsen sevin vefasız. Gökyüzünde yıldızlar dans ederken sabah habercisi, güneşin doğacağını müjdeler
Hayatımızın son baharı olmalı, yoksa anlamayız yazdan kıştan, bahara kıymet vermeyiz. Sıradanlaşır her şey. Fıtrat gereği güzelliğe alışır ve güzellik güzel gelmez artık. Çok sert rüzgârlar da esecek, fırtınalarda çıkacak ve bil ki bahar eskisinden daha güzel gelecek. Son baharında sayılı olduğunu unutmadan yaşamak gerek. Seni çağıran güç senin içindeki gerçek sevdanın sahibi. Her mevsim seni çağırıyor, belki de son kez güçlü bir sesle
Son baharların olmadan ilkbaharın olmayacak..
Sevgimi nasıl göstereceğimi bilmiyordum.
Sınıf arkadaşlarım haklıydı.
Vahşiydim, yabaniydim.
Mademki seni seviyorum, o halde canına okumam hak.
Mademki beni sevdin, tüm kutsal kitaplardaki belalar sana müstehak.