• “...Kardeşler, ne olursanız olun, yeter ki düzgün insan olma vasfını yitirmeyin!
    Sağcı, solcu, milliyetçi, enternasyonalist, tarikatçı, Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı, genç-yaşlı, kadın-erkek, köylü-şehirli, Doğulu-Batılı, zengin-yoksul olmanız fark etmez.
    Yeter ki düzgün insan olun!
    Maçlarda birbirinizi döner bıçaklarıyla doğramayın!
    Kadınları, çocukları dövmeyin!
    Bakan sıfatı taşırken; kesilmiş sığır kellesinin kanlı burun deliklerine iki parmağınızı sokarak, uzağa fırlatma yarışı yapmayın.
    Belinize taktığınız silahla, birer barbarlık örneği gibi dolaşmayın.
    Teke gibi kokmayın!
    Konsere gittiğinizde kendinizi paramparça etmeyin!
    Televizyon ekranlarını beşinci sınıf varyeteyle doldurup, insanları çileden çıkarmayın.
    Yoksul ailelerin kızlarını ahlaksızlığa özendirmeyin.
    Oturduğunuz yeri kokutmayın!
    Altınızdaki otomobili, öldürücü bir silah gibi kullanmaktan vazgeçin!
    Birtakım haykırışlar, nidalar ve hırıltılar çıkarmak yerine, anadilinizi temiz konuşmaya gayret edin!
    Küfretmeyi bir alışkanlık haline getirmeyin. Küfrettiğiniz için övünmeyin.
    Yalan söylemeyin!
    Rüşvet yemeyin!
    Kısacası: Düzgün insan olun!
    DÜZGÜN İNSAN OLUN!”
  • Sağcı, solcu, milliyetçi, enternasyonalist, tarikatçı, Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı, genç- yaşlı, kadın- erkek, köylü- şehirli, Doğulu-batılı,zengin- yoksul olmanız fark etmez.
    Yeter ki düzgün insan olun!
  • Kurtuluş Savaşı Dönemi'nde Fenerbahçeli futbolcular ve kulübün milli mücadeleye olan desteklerini anlatıyor. Kemal Paşa, Anadolu'ya sürülünce başlattığı Kuva-i Milliye mücadelesi Fenerbahçe tarafından da, padişah ve yanlılarından gizlice yürütülmektedir. Anadolu'daki savaş cephelerine ve köyleri basan İngiliz, Fransız, Yunan çetelerini yok etmek için gönüllü giden vatanseverlere İstanbul'dan yardımlar yapmaya çalışıyor. Fiilen savaş mücadelesi veremeseler de gerekli olan tüm ihtiyaçları vatansever halktan rızaları ile alarak gönderiyorlardı.
    Sadece bununla da kalmıyor, İstanbul'da İngiliz ordusundan oluşan futbol takımı ile de müsabakalara çıkıyor ve gönlü hürriyetle, vatan aşkı ile dolan futbolcular sahada da ellerinden geleni yaparak 11-1, 7-0, 6-2 gibi tarihe kazınan skorlarla maçları alarak halkı milli mücadelede coşturuyor bir nebze de olsa İngilizlerden öçlerini alıyormuş gibi hissediyorlardı.
    Demir Nedim, Leblebi Cemil, Yorgancı Raif, Pervin, Nesrin, Zeki Rıza ve niceleri.. Hepsi canhıraş çalışıyor Anadolu'yu, İstanbul'u, Trabzon'u Türk topraklarından ayırmak isteyenlere müsaade etmiyorlardı.
    Tarihe tanıklık eden bu kitabı Fenerbahçe aşkı ile almıştım ama içinden çıkan o büyük vatan aşkı ile gözlerim dolu dolu kalbim gururlu sonlandırdım.
    Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum, lütfen Fenerbahçe olarak düşünmeyin çünkü Beşiktaş'ı da, Galatasaray'ı da bu milli mücadele uğruna canlarını ortaya koydu.
    .
    Ve son olarak yorumumu Mustafa Kemal Paşa'nın Fenerbahçe'nin İngilizler karşısında çıkacağı son maçından önce yazdığı mektubu ile sonlandırıyorum.
    "İstanbul'daki vazife döneminde de ziyaretine mahsar olduğum Fenerbahçe Kulubü işgal altındaki kentte onurunu, şerefini koruyabilmiş ender kurumlardan biri olarak halkımızın takdirini kazanmıştır. Futbol sporu aracılığı ile işgal kuvvetleri karşısında gösterdiğiniz başarılar İstanbul halkının, İngilizlerin adeta yenilmez bir tanrısal güç olmadığını görmesi açısından son derece faydalı olmuştur.
    Avrupa matbuatından takip ettiğim kadarıyla bu yeni spor dünya üzerinde büyük kitleleri hakimiyeti altına alacak ve gittikçe gelişerek yaygınlaşacaktır. Nice değerli kupalar ve madalyalar için güzide kulüpler birbirleriyle yarışacaktır. Bir futbol kulübü düşününüz ki, dünyadaki bütün kupaları kazansın, bütün madalyaları boynuna taksın ve girdiği her yarıştan galip ayrılsın yine de sizlerin büyüklüğüne erişemez. Çünkü hiçbir kupa, hiçbir madalya bir vatanın sömürgecilere, işgalcilere karşı gösterdiği haklı mücadeleyle kıyaslanamaz. Fenerbahçeli çocuklar! Siz yırtık formalarınızla, çıplak ayaklarınızla ve tüm acılarınızla vatan savunmasını toprak sahalarda yürütmüş, isimleri tarihe altın harflerle yazılacak eşsiz kahramanlarsınız.
    Sizin hayat hikayenizi tarih kitaplarında okuyan dünya sporcuları tüm madalyaları kazansalar, tüm rekorları kırsalar da sizin eşsiz vatanseverliğiniz karşısında kendi başarılarını hiç sayacak ve size gıpta ile bakacaklardır. Bir futbol kulübü dünyadaki tüm kupaları kazansa da sizin tarihinizi kıskanacak ve bu tarihe sahip olabilmek için bütün başarılarınızdan vazgeçebilecektir.
    Türk milletinin altın çocukları, hepinizin gözlerinden öperim."
    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
  • Halkın yapısını düşündü. Fenerbahçeli futbolcuları bağırlarına basıyorlar, her maçlarını izlemeye çalışıyorlar, özellikle işgal kuvvetleriyle oynanan maçları kaçırmıyorlardı. Bu büyük sevgi milli mücadelete yönlendirilmeliydi. Fenerbahçe'nin kaptanlığını yapma vasfı olmasa örgütçülükte çok zorlanırdı. Halk ne paşalara ne siyasilere, kimseye güvenmiyordu.
    Uğur Ziya Şimşek
    Sayfa 113 - Sokak Kitapları
  • Sağcı, solcu, milliyetçi, enternasyonalist, tarikatçı, Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı, genç-yaşlı, kadın-erkek, köylü-şehirli, Doğulu-Batılı, zengin-yoksul olmanız fark etmez. 
    Yeter ki düzgün insan olun!
  • İnsanlarımızı. Sünni, Şii, Alevi, Türk, Kürt, Laz, Çerkez CHP li AKP li HDP li MHP li Galatasaray lı Fenerbahçeli, Soyu sopu vs vs vs ayırdığımız yargıladığımız sürece bizden hiçbir şey olmaz. İnsanları aklı ile yaptıkları ile çalışması ile yargılamayı öğrenemediğimiz sürece kapitalist ülkelerin pazarı, güçlü devletlerin oyun sahası ve yalancıların kölesi olmaya mahkumuz.