"Evet Kuzey'in kedicigi Sedef!" Yiğit tek kaşını kaldırarak hepimize neşeli bir sesle baktı. " Siz hatırlamıyorsunuz ama ben hepiniz hakkında az çok birşeyler hatırlıyorum. Ben de bu sakar kızın küçük Sedef'i neden bana hatırlattığını düşünüyordum. Demek o Sedef sensin. Kızım, yurttayken seni ağlattım diye Kuzey canıma okumuştu. O zaman da seni yanından ayırmazdı." Şaşkın bir şekilde Kuzey'e döndüğümde Yigit'in söylediklerini kabul etti.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İlk yemini ben ediyorum. Biyolojik annem babam ölsün ki kimseye söylemem." Yiğit
"Ölsün oğlum. Hatta benimkiler de ölsün. Hiç tanımadığım insanların bana ne faydası var." Kuzey
"Benimkiler ölmesin, sürünsün."Yankı
" Benimkiler zaten öldüğü için bi zahmet mezarlarında ters dönsünler" Naz
" Benimkiler ne halleri varsa görsün." Hakan
"Adın ne senin, engelli?" Bir çocuğun kolumu dürtmesiyle kaşlarımı çatmistim ki hemen arkamdan Kuzey'in gürleyen sesini duydum. "O kolunu kırıp engellinin kim olduğunu göstermemi istemiyorsan, geri bas!"
"Sağında bir taş var, sol tarafta iki ağaç var ama senden uzak. Ah, bir çiçeğe basmak üzereydin! Bu arada ayağının altındakiler küçük çakıl taşları. Yanımızdan geçen biri sana baktı. Ay yok, bana bakıyormuş. Şu anda şimşekler çakıyor, şimdi çakmıyor." Ben şimdi bu kadının ağzına bir tane çakacağım, o olacak! Bu kadar ayrıntıya girmek zorunda değil.