"Bu beş dakikada öyle çok yaşam yaşayacaktı ki... Belki yalnız Dostoyevski'de bulursunuz bunu; yaşamın her dakikası her saniyesi değerlidir, anlamsız olduğunu düşündüğümüz zaman bile değerlidir. Dostoyevski bize bunu öğretir."
" Bilirsiniz, hocam, gazeteler yalnızca üç şeyi yazar: olması gerekeni, olmaması gerekeni, bir de hiç olmayanı. Ben bir gazetenin hiçbir şeyi olduğu gibi yazdığını görmedim."
"... Ama bu iki oluntudan sonra, bilmemek yalnızca bir alçak gönüllülük göstergesi olarak değil, aynı zamanda zenginlik ve sonsuzluk göstergesi olarak da algılandı:
...her bilmiyorum deyişinde bilgisinin sonsuzluğunu kesinlemekteydi."