• 391 syf.
    ·4 günde·6/10
    Herkese merhaba :) Ocak ayının beşinci kitabı olan Fatih Altınbeyaz'ın Başkalarının Hayatı kitabının inceleme yazısını yazmak için geldim. Benzeri bir #okudumbitti yazısı da İnstagramda Merve Kır hesabından paylaşılacak. Gelelim sadede.

    Kitabımızın başında bizi kısa bir bilgilendirme karşılıyor. Okumuş olduğum kitap 2005 yılında 'Sevda Çiçeğim' olarak basılmış ardından yazar yayımlanışının üç yıl ardından içerisinde düzenlemeler yaparak 'Başkalarının Hayatı' ismiyle yeniden yayımlamıştır.

    Kitapta konuşmalar akıcı bir şekilde ilerlerken bazen nefes almak için bırakmak isteyebilirsiniz. Aslında kitap hepimizin başına gelmesini istediğimiz bir olayı anlatıyor bizlere. Sizde Üç kuşağın yaptıkları her olayı bütün dürüstlüğüyle aktarmasını istemez miydiniz ? Babalar oğullarına doğru bildikleri hayatı yaşatmaya çalışırlar bundan sıkılan ve bunu istemeyen baba adayı oğlu olduğunda onun istediği ve yaşadıkları doğrultusunda doğruluğuna yürekten inandığı hayalhane hayatını oğluna diretir. Benzer hayatlar silsilesi geçip gider. Üç kuşaktan çok daha fazlasına. Zannımca dünya düzeni kuruldu kurulalı her baba evladına..

    Kitabın içinde çok fazla önde olmamakla birlikte yüreğimi burkan Duru Kadın. Aslında sen bütün kadınlardın farkında olmadan. Her kadının korktuğu belki de sen gibi farkında olmadan yaşadığı bir hayatı sundun benim önüme. Ben ne Şerifali'ye nede Bekir Sami Efe'ye üzüldüm. Benim en çok canım sana yandı. Bir sana birde Feriştah Hanıma.
    Her kadın korkar biliyorsun. Sana bakan bir adamın sende başkasını hayal etmesinden ve başkasını hep sevmesinden. İnsan gördüğüyle savaşır belki ama hayalde ki. Ona bir çare düşünülmemiştir henüz Duru Kadın. Sana ne kadar üzüldüysem içimde haksızlık yapma dürtüsüyle birlikte hayır hayır kesinlikle Şerifali'ye kızdım. İster kadınlık gururu de ya da ne istersen öyle söyle. Kızdım.

    Kitabı okurken keyif aldığım söylenebilir. Fakat içerisinde ara ara yer alan siyasi yazıları okumayı istemezdim. Yazar belki anlattığı döneme ait bilgiler vermek adına böyle bir yazı eklemiş olabilir ama ben bunları okurken rahatsız oldum. Akıcılığı engellemiş gibi geldi.
    Yine de güzel bir kitap, kitaplığınızda yer verin.
  • Feriştah ?
    Bir işi en iyi yapan kimse,bir işin uzmanı.
  • Asuman: "Şey, ben Mükremin'in eski sözlüsü Asuman"

    Feriştah: "Yazılıdan galdınız heralde..."


    Bir Demet Tiyatro
  • Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz?
    Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?

    Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın?
    Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?

    Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye?
    Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye?
    Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren?
    Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren.
    Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline?
    Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde?
    Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?
    Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?
    Hangi cama kafa atsam?
    Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
    Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?

    Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.
    Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.
    Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?
    Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?
    Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?
    Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?
    Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın?
    Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?
    Hiç sanmam! ...
    Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! .
    Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.
    Hangi mübarek dua,
    Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?
    Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye?
    Olur mu be! . olur mu?
    Bu da benim gibi adama yapılır mı?
    Aşk dediğin mendil mi?
    Buruşturup bir kenara atılır mı?
    VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?

    Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden?
    Hangi pense kopardı bizi birbirimizden?
    Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?
    Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini?
    Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı?
    Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı?
    Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti?
    Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?

    Dağ gibi adamı eze eze! .....
    Hangi anası tipli parlak çömeze,
    Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?
    Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı?
    Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı?
    Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı?
    Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı?
    Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni?
    Ve! .. Hangi su bağışlatır?
    Hangi musalla temizler seni?

    Bu Nasıl Ayrılık? ...

    Yusuf Hayaloğlu