"Sıfır hiçtir. Bir ise her şey. Geçmişin, geçmişinden şekillenip oluşan geleceğin de her şeydir. Her şey de sensin. Ama ben bundan bahsetmiyorum. Geçmiş olmayacak, sen yara bere içinde yaşamayacaksın Yerhgâhva'da. Hiç olacaksın en başta. Silik bir beyaz noktayken, büyüyüp gökkuşağı oluşturan saf bir beyaz ışık olacaksın.
"Sanıldığı gibi sanal bir oyun değil, Yergâhva. Konsolu yok, herhangi bir CD'si ya da indirme linki de." Zero ayağa kalkıp şömineye doğru ilerledi ve üstteki tuğlanın üzerine konulmuş çiplerden birini alıp geri yerine oturdu. İşaret ve başparmağı arasında tuttuğu çipi kadına gösterdi ve "Her şey, bu." dedi.
"Yergahva," odadaki sessizliği Zero'nun sesi bölmüştü. "Programın adı, Yergahva." Sandalyesini tekrar kadına doğru çevirdi. "Hazır olduğunda dünyayı değiştirecek, her şeyi yeniden başlatacak bir oyun."
"O anda, duvardaki dijital levhayı ve levhanın üzerindeki sembolü de görebilmişti. Ters bir piramit şeklinde olan sembol, yer yer petek görünümü veren parçalara ayrılmış ve piramitten kopuyormuş gibi duruyordu. Sol kısmı beyaz sağ kısmı ise siyah olan bu piramit, kopan her bir parçayı güçlü bir bağ ile tutuyormuş gibi bir izlenim bırakıyordu."