"Karanlıktan hâlâ korkuyordum mesela. Bana Cengiz'i hatırlatıyordu. Büyük köpeklerden korkuyordum. Bunlar kesinlikle bana Cengiz'i hatırlatıyordu. Yalnız kalmaktan korkuyordum. Özellikle bu Cengiz'i hatırlatıyor çünkü on beş yılın yarısını yalnız geçirdim. Ama Cengiz'den korkmuyordum. Nasıl ki soğuğu seviyor, ismi soğuk ile eş anlamlı olan Cengiz'i sevmiyorsam korkularımdan kaçıyor, Cengiz'den kaçmıyorsam korkmuyordum.
"Soğuk Cengiz'in buz mavisi gözlerindeydi. Soğuk Cengiz'in iğreti duran bakışlarındaydı. Soğuk Cengiz'in iğneleyici sözlerindeydi. Soğuk Cengiz'in ta kendisiydi ama soğuğu seviyor, Cengiz'i sevmiyordum."
"Bedenim korkuyla titreyince Eymen, kulağıma eğilip özür diledi. Ne de çok özür diliyordu Eymen benden. Beni kabustan çekip kurtaran Eymen olmuştu, bu doğru ama Cengiz'in buz mavisi gözlerini üzerimde hissettikçe kabusunun bitmediğini görüyor, üzülüyordum.