İnsanın içinde ne varsa dışarı o yansıyor. Yürek sıkıntılı ve çekişmeli ise ağızdan hoş bir şey çıkması zor. Davranışların yapıcı olması da... Bu o son andaki bir tesadüfi seçim değil. Bir hayat boyunca topladığımız şeylerin bir özeti.
Uzun süre susuz kalmış birinin ilk olarak dudaklarının ıslatılması gerekir. Kana kana su içerse vücut susuzluğa göre ayarlandığı için elektroliz dengesi altüst olur ve o kişi zarar görebilir. Bir şeyin aniden ve şiddetli bir şekilde hayatınızdan sökülmesinden sonra, bünye bu durumla baş etmek için önlemler alır. Su alan yerleri gözden çıkarır, batmamak için; kapaklarını kapatır o bölmelerin, ilişkisini keser bütünle. Bünye kendi kendini ameliyat ediyordur o sıra. Kesme biçme işidir bu. Kaybın öznesi ile ilgili tüm duyguların, artık giderilmeyecek olan ihtiyaçların kesilip atılması gerekir. Çok kanlı bir ameliyattır bu. Sızısı uzun sürer. Ama bir gün gelir ve unutulur. Artık yokluğu ile var olacaktır hayatınızda. Dışınıza açılan penceredeki tülün gerisinde, belirli belirsiz, içeride bir dışarılıklı, tanıdık bir yabancı, tekin olmayan bir sevgili gibi...