Gören gözün kılavuza ihtiyaç duymayacağı kadar açık bir hakikate karşı kör kesilmek, insanın çıkarının gölgesine ya da korkusunun perdesine sığınışıdır. Zira en derin körlük, görülmeyeni değil, gözler önündeki gerçeği inkâr etmektir.
İster hayatımız, ister ekin tarlalarımız olsun, sahip olduğumuz şeyleri yitirmekten korkarız. Ama hayat hikâyemiz ile dünya tarihinin aynı El tarafından yazılmış olduğunu anladığımız zaman, bunu anlar anlamaz, bu korku uçup gider.