Yunan Ulusunun Doğuşu
Yunan ulusçu metinleri, sınıf bilinci anlayışı ile kaleme alınmışlardır. Ulusal bilinç ikincil gibidir. Düşman “öteki ulus” değildir; egemen sınıftır. Bu sürekli dile getirilmektedir. Baş düşman “işbirlikçilerdir”,“zenginlerdir”, “ruhban sınıfıdır”. Yunan ulusçuluğu, Ortodoks dünyaya karşı mücadele ederek yükselir gibidir. Bizans, dinsel bir kurum gibi algılandığından “düşman”, “zararlı” ve “kötü” olarak resmedilmektedir. Bizans’ın Yunanlılık’ı daha sonra, 19. yüzyıl ortalarında keşfedilecektir.
Yunan Ulusunun Doğuşu
Fransız Devrimi yıllarında Hellence konuşan Ortodokslar’ın arasında en çok tartışılan konulardan biri “köken” sorunuydu. Bu dönemde görülen bu atalara bağlılık “progonoplexia” (atalar tutkusu) ya da “arhaiolatreia” (antik dünyaya tapma) olarak değerlendirilmiştir. Bu sürede Bizans dışlanır. Patrikhaneye bağlı güçler ise Bizans’ın ve Hristiyan geleneğin savunuculuğunu üstlenmişlerdi. Mücadelenin ve Yunan devletinin kuruluşunun sonucunda Yunan devleti ile Patrikhane’nin arası bütünüyle bozulacak ve otuza yakın yıl her türlü ilişki kesilecekti. Ancak Yunan devletinin kuruluşundan otuz yıl kadar sonra yeni bir yaklaşım ve tarih yorumu geliştirilecektir. Özellikle kilise ile çağdaş devlet arasında uyum, işbirliği ve ortak çıkarlar temeli sağlandıktan sonra “dinsel Bizans” keşfedilmiştir.
Yunan Ulusunun Doğuşu
Yunanlılar “İyonya” sözcüğünden türetilmiş olan “Yunan” sözcüğünü tarih içinde (hiç olmazsa geniş bir halk topluluğunu kapsayacak biçimde) hiç kullanmamışlardır. Eski Yunanlılar kendilerine “Hellen” derlerdi. Hristiyanlık’ın yayılması ise Antik Hellen dinlerine, felsefelerine ve dünya görüsüne karşı olmuştu. Kendilerine Hellen diyen insanların torunları artık kendilerine “Hristiyan” diyordu. Ancak Yunanca (Hellen dili), resmi dil ve saygın, ortak bir din olan Hristiyanlık’ın dili olarak yaşıyordu. Bizans döneminde Hellence konuşan Ortodoks Hristiyanlar kendilerini nitelerken “Roma” sözcüğünden türetilmiş olan “Romios” (Rum) sözcüğünü kullanmışlardı. Kimi yörelerde bir antik Hellen soyun adından türetilmiş ve Batı dünyasının kullanmış olduğu bir sözcük olan “Grekos”. (Grek) da kullanıldı. Türk yönetimi yıllarında Hellence konuşan Ortodoks cemaat kendisini “ethnos” ya da “genos” sözcükleriyle de nitelerdi. “Cemaat”, “soy” anlamına gelen bu sözcüklerden birincisi zamanla büyük harfle yazılmaya ve “Ulus” ya da “Hellen Ulusu” anlamında kullanılmaya başlandı. Bugün Yunanlılar kendilerine “Hellen” derler. Etnik anlamda “Hellen” sözcüğünün evrimi bir yerde Yunan ulusçuluğunun doğuşu ile paralel bir seyir izlemiştir.
Yunan Ulusunun Doğuşu
18. yüzyılın sonralarında ulusçuluk duygusu Yunan diyaspora cemaatlerinde, Babıali’ye bağlı Yunanca konuşan Hristiyanlar’a kıyasla daha güçlüydü.
Yunan Ulusunun Doğuşu
Çağdaş “Yunan” kültürü ve edebiyatı “Yunan” a karşı çıkmış olan düşünsel bir hareketten, yani Hristiyanlıktan etkilenmekte, hatta Yunan ulusçuluğunun kendisi temellerinin birini de “Yunan”a karşı mücadelesiyle yaşamış olan Ortodoksluk’a ve Bizans’a dayandırmaktadır.