“Aşkın garip yanı şu,” dedi Hayalet, “insana öyle bir sonsuzluk hissi veriyor ki hep olacak sanıyorsun. Kaya oluşumları gibi. Gökyüzü gibi. Ama aşkın da insani olan herhangi bir şeyden farkı yok: Özen göstermezsen, solup gidiyor.
"Bunun gerçek hayatımız olmadığını hissettiğin oluyor mu hiç?"
"Nasıl yani?"
"Yani, böyle planlamamıştık. Bunun için evlenmemiştik. Birlikte hiç zaman geçirmiyoruz. Gerçek biz başka bir yerdeymiş gibi hissediyorum... Dünyaya sahip olmakla yetinen, üstüne bir de ayı ve yıldızları istemeyen bir biz varmış gibi hissediyorum. Hiç olmazsa zaman zaman mutlu olabilen. O çifti başka bir yerde bıraktık. Biz artık biz değiliz. Bir zamanlar lükse, ihtişama ihtiyacımız yoktU. Parktaki bir bank bize yetiyordu."
Hayır. Hayatının sonuna kadar tek kişilik peynirli makarna pişirecek bir kadınım. Burada oturup okumaktan ve delirmemeye çalışmaktan başka şey yaptığım yok.