Hakikat, kupkuru, soyut bir bilgi değildir artık. Hakikat somutlaşıyor; Ruh, damarlarını kalbe uzatıyor. Veya kalb ve zihin, ruh tapınağının eşiğine başlarını uzatıyorlar.
Tabiîdir ki, asıl güzel açlık, değerli açlık, hakikate açlık; asıl susuzluk, gerçek susuzluk, öteye susayıştır. Âb-ı hayat peşinde olmaktır asıl susayış. İnsanın kendi sırrına, varoluşunun sırrına erişi, bir an bile Yaratıcı'sından uzak kalamama susuzluğu ve açlığıdır, gerçek açlık ve susuzluk.
Adalet öyle bir altındır ki, zulmün ateşinde ancak tozu toprağı yanar: pası, katışık madenleri erir; o, ateşte saf hale gelir ve ateş söndüğğ zaman en halis bir külçe halinde parlar, zaferini ilan eder.