Saatler boyu, ufacık bir gürültüye kulak kabartarak, kımıldamadan korkarak, dizleri karnına çekili, zincirlenmiş bir hayalet gibi yatmıştı. Ağlayamadan, uyuyamadan... Karanlıkta bir mum bile yakmadan... Sanki onunla beraber eşyalar da gözlerini kırpmamış, belli belirsiz, sıkıntılı kıpırdanmalarını sürdürmüşlerdi.