İnsan, hayatın getirdiği her küçük “ısırığı” bir olgunlaşma fırsatına çevirebilir. Geçmişle yüzleşmek, acıyı anlamak ve bunu kabul ederek değişmek, kitabın merkezinde yer alıyor.
Yazarın eğitimci olması nedeniyle karakterlerin iç dünyalarına yaptığı dokunuşlar ve sorgulamalar da dikkat çekici olabilir. Dili sade ama düşündürücü, duygusal yoğunluğu fazla.
Ali Rıza öğretmen, olaylara ve insanlara sabırla yaklaşan, anlayışlı bir kişiliktir. Hayatın zorluklarını yaşarken, başkalarına rehberlik eden, yönlendiren bir figür olarak karşımıza çıkar.O, kendi iç yolculuğunda öğrendiği dersleri çevresindeki insanlara aktarır. Yani, onun öğretmenliği sadece akademik değil, aynı zamanda ruhsal bir öğretmenliktir.Herhangi bir konuda kesin bir bilgiye sahip olma gibi bir amacı yoktur; aksine her zaman sorgulayan ve öğrenmeye açık bir tutum sergiler.
Öğretmenler yalnızca ders anlatmaz; bir insanın kaderine dokunur, yüreğine iz bırakır.Ancak sistem bunu her zaman kabul görmez okuldan okula sürülür.Oysa insan temelli ,sevgi dolu ,adaletli bir eğitim sunmak istemişti! Serap da böyle bir öğrenciydi. Hayatın karmaşası içinde yolunu kaybetmişken, karşısına Ali Rıza öğretmen çıktı. Onun sabrı, anlayışı ve içten rehberliği sayesinde Serap kendi gücünü fark etti. İçindeki potansiyelin farkına vardığında, en büyük değişim başladı. Ali Rıza öğretmenin gösterdiği sevgi ve güven, Serap’ın kendine inanmasına, hayaller kurmasına ve o hayallere ulaşmak için yılmadan çalışmasına ilham oldu. Yıllar sonra bir doktor olarak hayatlara dokunurken, aslında bir zamanlar kendi hayatına dokunan o öğretmeni yaşatıyordu içinde. Çünkü bazen bir insanın hayatını değiştirmek, bir kelimeyle, bir bakışla ya da sadece "Sen yapabilirsin." diyebilen bir öğretmenle mümkündür.
Sayfalar bir çok karakterle genelde içsel