Benim de bir akıl hastanesine girip çıkasım gelmedi değil bu kitaptan sonra. :)
Kitap son derece sürükleyici ve düşündürücü bir kitap.
Hayattan artık hiç bir zevk almayan, yaşama dair bir amaç bulamayan, tüm hayatını başkalarının koyduğu kurallara göre, sevdiği insanları mutlu etmek için yaşamış bir kadındır Veronika. Başarısız olan bir intihar girişiminde bulunuyor ve sonrasında bir akıl hastanesinde uyanıyor. Burada bazı kişiler -deliler- ile tanışıyor ve sonrasında kendini sorgulamaya başlıyor.
Kitabı okurken acaba bu deliler neden buradalar diyorsunuz ve hepsinin kendi hikayesini okuyorsunuz. Güzel bir hikayesi var. Sonunu da çok güzel bitirmiş yazar.
Kendi davranışlarınızı ve çevrenizi sorgulamaya başlayabilirsiniz okurken!
Az biraz deliyseniz ya da olmak istiyorsanız bir bakın derim.
Deli olmak ne demek , bilmiyor musunuz?
Normal insanlar olarak başkalarından farklı olanları deli olarak adlandırıyoruz. Bir kişi toplum kurallarına uymayan bir davranış sergilediğinde 'normal değil bu', 'deli işte' gibi ifadeler kullanıyoruz. Tarihte, bunlardan nasibini alan dahiler ve mucitler de olmuştur. Peki nedir "NORMAL" olan? Bir davranışın normal olduğuna kim karar veriyor? Kitapta şöyle ifade edilmiş; Normallik fikir birliğinden başka bir şey değildir. Yani, çoğunluk bir şeyin doğru olduğunu düşünür, dolayısıyla o şey doğru-normal- olur.
Kitap bize mutlu olmak için deliliğimizi elden bırakmadan normal insanlar gibi davranabiliriz diyor. Çünkü her insan delidir ama kimisi bunu göstermeye cesaret eder ve gerçek 'ben' i yaşar kimisi de deliliğini bastırır ve başkalarının biçimlendirdiği 'sen' i yaşar.
Bizi biz yapan şeyler farklılıklarımızdır, öyleyse farklı olma riskini göze alın ve bunu fazla dikkat çekmeden başarmaya bakın.
Bırakın deliliğiniz sizi özgürleştirsin.